SUÇ ve SUÇLU PSİKOLOJİSİ / ANALİZ ve DEĞERLENDİRME

05 10 2016 | Ekleyen: | Konu: Güvenlik Müdürleri İçin, Yeni Makaleler

SUÇ ve SUÇLU PSİKOLOJİSİ / ANALİZ ve DEĞERLENDİRME

Toplumsal yaşamın içerisinde; birbiri ile etkileşim halinde bulunan, entegre olmuş davranışları yönlendiren, biçimlendiren ve kamu  düzenini  oluşturan  kurallar vardır. Kuralların uygulanması, aslında sosyal düzenin korunması ve sürdürülebilirliğin sağlanmasıdır.

Kuralların uygulanması aynı zamanda toplum ve bireyin sorumluluklarına da bağlanmıştır. Kanunla oluşturulmuş  bu sorumlulukların denetimi  de kurumsallaşan ve kültürün getirdiği, mekanizmalar tarafından yapılmaktadır. Olağan sürecin bozulması, olumsuz anlamda kullanılması, denetim mekanizmasının yanlış yönlendirilmesi, birey ve toplumu suça götürür. Suç; denetim mekaniğinin statik hale dönüşmesidir.

Tanımlama Süreçleri / Kavram Yenilenmesi

Suç; statik bir durum arz ederken, suçluluk;  dinamik, sürdürülebilir ve toplumsal bağımlı bir yapı göstermektedir. Toplumsal ve sosyokültürel süreç ile etkileşim halindedir.

Kişisel hal tepkimesi suç u oluşturmaktadır. Kişilik seviyeleri ve oluşum süreci, bulunduğu alan ve sosyal katmanlar suç ile mutlak ilgilidir.

Bu süreçten gelen ve bu süreci oluşturan olmak üzere meydana gelen ayrışma Suçluluk tanımlamasıdır.

Suç; ulaşılan hedef ve sonuç, Suçluluk ise hedef ve sonuca ulaştıran kazanılmış, edinilmiş kişisel, toplumsal olumsuzluklardır.

Toplumsal davranış biçimlerini oluşturan kurgulanmış standartlar; bireysel entegre ile sistematiğin dışına çıkarsa suç oluşur.

Suç un ortaya çıkması bazen formal kuralların uygulanmaması ve karşılığını bulmamasından kaynaklanır.

Suç; sürdürülebilir yaşamın durağan safhalarıdır. Bu durağanlık bireyde ve toplumda kültürel ve iklimsel odaklı Suçluluğu gerçekleştirir.

Ancak günümüz sosyo ekonomik yapısı bilimsel standartların değişebilirliğini ortaya çıkarmıştır. Elektronik network, teknolojik gelişmeler ve globalleşme hiçbir şekilde mutlak etkileşimi sağlamaz, ülkelerin kendi kültürleri suç ve suçluluk tanımlarını ve mücadele yöntemlerini sürekli değiştirmekte, benzerlikleri ve ezberleri bozmaktadır.

Suç un oluşması, işleme yöntemleri, hukuki ve toplumsal karşılığını bulması hatta adli tıp teknik ve standartlarının değişkenliği söz konusudur.

Bundan çıkarım şudur;

Tasarlamadan, uygulamaya kadar Suçlar ve Suçluluk mutlak tanımsal değildir. Ancak benzerlikler geçici sonuçlar getirebilir.

*Değişkenlik Örnekleri -Olay Çıkarımları / Güncel Sonuçlar

genellikle soruşturmanın yönünde öyle tüyler ürpertici değişiklikler olur ki; en sonunda gerçek suçluyu bulma konusunda neredeyse hiç umut kalmaz…...( Benecke, 2012- 9 )

görgü tanıklarının ifadelerinde öyle hafıza boşlukları, yanlış algılamalar ve ön yargılar oluyor ki bunlardan yararlanılıyor, ya da tam aksine ifadeleri genellikle ciddiye alınmayan, tuhaf görünümlü insanların tek doğru ip ucunu vermeleri de söz konusu olabiliyor..( Benecke, 2010- 18 )

 

ANALİZ:

Aslında cinayet soruşturması genel bir yöntem olarak düşünülürse; diğer suç soruşturmalarında da böyle açmazları görmek mümkün oluyor, bununla birlikte bilimin dışında oluşan gelişmeler de sonuç için kullanılmakta, bunun adına tecrübe, kazanılmış yetenek veya öngörü vb. nitelikleri diyebiliriz. Bunlar sorunu çözebilen, bilimin yöntemlerine destek veren önermeleri oluşturan tekniklerdir. Çünkü suçlu nun hafızası ve kararları ile uyumludur, belli standartlara bağlı değil aksine esnektirler.

İşte bilimsel kabul edilmemekle birlikte; laboratuvara taşındığında soruşturmayı etkileyebilecek bu teknikler örneğin, olay yerine ilk varışta aracın ön kaportasına dokunup aracın yeni geldiğini anlamak; vb gibi alışılmış öngörüler, aynı zamanda suçlu psikolojisini olayın çözümüne taşıyan izlerdir. Ülkelerin Güvenlik Kültürü ne göre değişebilir.

Olay Yeri; kritik zamanlamanın eşiğindedir. Sonradan açılımı, saniye olarak sonuç açısından önem gösterecektir. Suç ile ilk temas her şeyden önce görgü tanıklarıdır. Gerçek veya yalan olduğu düşünülmeden hafızaya kaydedilmelidir. Çözüm ve Yakalama anında suçlunun psikolojisini bilme adına metod oluşturacaktır. 

kişisel onur insanın en değerli varlığıydı ve onun korunması da kişinin kendi göreviydi; bütün kanunlara rağmen yeryüzündeki hiçbir güç kuşkusuz parlamentonun iç tüzüğü de dahil olmak üzere kişisel onur meselesinin önüne geçemezdi…( Benecke, 2010- 22 )

pişman olmadan cinayet işleyenlerin hepsi ….. …… insanlardı. Her seferinde onurunun çiğnenmesi söz konusu olduğu için failler……. ……. …….. kendilerini kanunlara tabi hissetmiyorlardı. Sıkıntılarını doğru ve adil bir biçimde ortadan kaldırdıklarına kesin olarak inanıyorlardı…( Benecke, 2010- 23 )

bir insanı saygıdeğer yapan, onu onurlandıran ya da küçük düşüren şey her defasında çevreye bağlıdır. …( Benecke, 2010- 24 )

ANALİZ:

Suçun işlenmesini tetikleyen, bireyi etkileyen toplumsal bir iç güdünün varlığı tartışılmazdır. Bireyin üzerinde;  içinde bulunduğu sosyal gruplar ile yaşadığı toplumsal yapıların etkisi çok fazladır. Kişisel nitelikler, hesap verebilirlik, sorumluluk, ahlaki değerlere sahip olmanın seviyesi toplumsal yaşama göre şekillenir. Bu etkileşimin iyi analiz edilmesi, suçlunun psikolojik yapısını suç a entegre eder.

Bununla birlikte; suçun  önlenmesi, suç olduktan sonra soruşturma ve  kovuşturma  sonucunda hüküm aşamalarında bu psikolojinin mutlak dikkate alınması gerekmektedir.

İşlenen suçun nedeni suçlunun psikolojisinde bir çok başlıkla önceden hazırdır. Bunlardan onur ve şeref kavramlarının itici gücü ve değişkenliği ile asıl anlamından uzaklaşması ; suç öncesi karar, sonrası hüküm olabilmektedir.

Özellikle mafyoz yapıların oluşturduğu toplumlarda, örgütsel, toplumsal hiyerarşi buna göre şekillenir. Suç örgütlerinin organik psikolojisi, suç işlemenin örgüt içerisinde diğerlerini ve lideri etkilediğini çok iyi bilir, güven kazanmanın, örgüte bağlılığın ve hiyerarşik ilerlemenin yolu mutlak buradan geçer.

Geciken adalet, olmayan denetim, uyulmayan kurallar ve alınmayan önlemler; toplumun kendi statükosunu oluşturur, suçun önlemini kendisi alır, cezasını kendisi verir, kendi kurallarını koyar ve hukukunu oluşturur,  bunu onur ve şerefle bağdaştırır, bütün bunlar intikam duygusunu yaratır, suç işlemeyi onur meselesi, hatta meşru müdafa haline dönüştürür, sonuçta toplumun kuvvetler ayrılığı meydana gelir, insanlar bu dinamiği, resmi statikoya  tercih eder.

rencide edilebilen yalnızca bireylerdir. Firmalar ya da makamlar değil Telekom, şehir içi toplu ulaşım ya da devlet hazinesi rencide olmaz, sadece bu birimlerle çalışanlar eğer kişisel saldırıya uğradılarsa rencide olabilirler…( Benecke, 2010- 24 )

insan haysiyeti ya da yaşam hakkı gibi daha üst seviyedeki hukuki değerlerden vazgeçilemez… sağlıklı insan hakkına hiçbir kanun hükmedemez….( Benecke, 2010- 26 )

suçları ve suçluları anlamak için faillerin dürtülerini daha yakından incelemenin yararı olacaktır…. Günümüzde farklı yaşam alışkanlıklarına uyum sağlama süreci gittikçe hızlansa da adli uzmanlar ve kriminologlar tıpkı eski meslektaşlarımızın düello meselesinde yaptıkları gibi daha uzun süre vicdanın onuru korumak adına işlettiği suçlar ile meşgul olacaklardır…( Benecke, 2010- 27-28 )

ANALİZ:

Bu tesbit aslında tam tersine şekillenmekte ve algılanmaktadır. İşlenen suçlar ait olunan  toplum veya gruplara da mal edilir. Aidiyet, aynı zamanda savunma mekanizmasını güçlendirir, suç işlemeye neden oluşturur. Toplum psikolojisi, suçun işlenmesini kolaylaştırır, işlenen suçun unutulmasını,  tekrarlanmasını, kabul görmesini, başka amaçlar için kullanılmasını sağlar.

Önemli olan bireysel aidiyetin işlediği suça; kurum, parti, örgüt, şehir, mahalle, sokak, aile vb. gibi bağlılıkların bakış açısıdır.

Kamunun genel değerlendirmesi ve öngörüsü çok şiddetli bir şekilde suça ve suçluya tepkiseldir. Ancak bu tür bağlılıklar suç ve suçluyu absorve-kamufle edebilir, suçun işleniş ve kararlaştırılmasında veya aniden gelişmesinin arkasında bireysel bu psikoloji mutlak bulunmaktadır.

bir suç konusunda yapılabilecek bütün açıklamalar kesin olarak tükenmişse geriye kalan tek bir tanesi doğru olamak zorundadır. Ne kadar gerçek dışı görünürse görünsün,

O nedenle soruşturmacılar kriminal ekiplerine mümkün olduğunca fazla sayıda teknik eleman almaya çalışırlar, teknik elemanlar, olası bir suç vakasının onaylanmasına ya da görüntülemesine yardımcı olurlar, bunların her ikisi de doğru yönde atılmış adımlardır. …( Benecke, 2010- 38 )

bilimsel bir deney bir kapkaçı aydınlatamaz ve bir evin aranması cesedin bekleme süresinin belirlenmesini sağlamaz o nedenle üzerlerinde ister üniforma, ister takım elbise, ister deri ceket, ister laboratuvar gömleği olsun suçun aydınlatılması için farklı soruşturmacıların sıkı işbirliği halinde çalışmaları çok önemlidir. …( Benecke, 2010- 39 )

adli bilimlerin ve kriminal tekniğin büyüleyici kenar oyuncularının doğru zamanda devreye sokulması özellikle faydalı olur. Böceklerden mantarlardan ya da polenlerden elde edilebilecek bir izi yok etmeyi  ya da polisi yanıltacak şekilde yerleştirmeyi hiçbir suçlu başaramaz çünkü birincisi bir çok biyolog bile küçük canlıların dünyasına o kadar hakim değildir. Ve ikincisi bunlardan bir çoğu zaten çıplak gözle görülmez.. …( Benecke, 2010- 71 )

ANALİZ:

Suçun aydınlatılması ve suçlunun yakalanmasında; güvenlik ve adli birimlerin işbirliği, planlı suçluluğun da psikolojisini oluşturmaktadır. Planlama içerisinde yakalanmamak ve iz bırakmamak doğal olarak vardır. Kullanılan karşılıklı yöntemler iki tarafı da eğitir ve etkiler, adi ve nitelikli suçlarda bunu kesinlikle görmek mümkündür.

Suçun işleniş aşamasında plan varsa karşı yöntemler mutlaka değerlendirilir, işlendikten sonra da ister örgütsel ister bireysel olsun planlar kendiliğinden gelişir. Aniden gelişen bir suçun işlenişi sonrası yakalama gerçekleşmiş, yeni bir aşamaya geçilmiştir. Bilimsel deliller suçu ispatlamış olsa bile kanun açıkları, verilecek cezaları düşürecek, toplumdaki infial ile hükmün seyrini değiştirecektir.

Olay yeri; tek başına suçun aydınlatılmasında hem teorik hem de pratik açıdan çözüm sürecinin ortak noktasıdır. Bütün süreç bu noktanın etrafında gelişir onun için olay yeri bilimsel alana iyi taşınmalıdır.

Suçun işlendiği alan ve oraya giden bütün yollar ve yaşananlar aslında suçlu psikolojisini etkileyen unsurlardır. Çözüme yönelik izleri taşırlar, suçlunun psikolojisinde ve eyleminde şifrelenmiştir.

şantajda ya da fidye için adam kaçırmada bu gerçek daha da net bir biçimde ortaya çıkar her iki suç türü de suçluyu karakter özelliklerini açığa vurmaya iter çünkü taleplerini ortaya koymak ve paranın teslimi için bir plan kurulmalıdır. …( Benecke, 2010- 74 )

adam kaçırmalarda mesele sadece suçlunun izini bulmak değil aynı zamanda kurbanın bir an evvel serbest kalmasını sağlamaktır. O nedenle soruşturmacıların üzerinde çok daha büyük bir baskı vardır…

şantajcıların gözden kaçırdıkları her zaman ufak tefek ayrıntılar olmuyor, adam kaçıranların daha zeki bir insan türü oldukları da doğru değildir çünkü para ve güç hırsı akıllı insanlar için olduğu kadar aptal insanlar için de söz konusu.. …( Benecke, 2010- 81 )

suçlular; açıkgöz cinstense ve kimseyi hapis tutmadılarsa televizyon seyircilerinin sempatisini bile kazanabilirler fakat bir şantajcı ne kadar çok numaraya başvurursa karakteri hakkında o kadar fazlasını ele verir bu da soruşturmalara etkili bir çalışma stratejisi geliştirme ve böylece vakayı daha çabuk çözme konusunda  yardımcı olabilir.. …( Benecke, 2010- 81 )

o  nedenle gerçekten mükemmel şantaj diye bir şey neredeyse yoktur çünkü suçlu ne kadar zekiyse  oyununun ortaya çıkma ihtimali de o kadar güçlü olur..

yeterince  aptal suçlu da vardır bunlar suçu işlerken neredeyse her şeyi yanlış yapar ama işin kötü yanı geride kriminolojik olarak kullanılabilecek ipucu bırakmazlar sebep şu; karma karışık hareket eden ve düşünen bir suçlunun peşine düşmek hatta atacağı bir sonraki adımı tahmin etmek pratikte imkansızdır.. …( Benecke, 2010- 82 )

ANALİZ:

Örgütlü Suçlar; hastalık gibidir, bulaşır, nüks eder, mutasyona uğrar, başka bedenlerde kuluçkaya yatar, değişik hastalık olarak gündeme gelir, öldürür, erken teşhisle tedavi olur, bağımsızlıktan beslenir ama mutlaka iz bırakır.( Özben, 2011- çalışma notları )

Suçun nitelikli yani organize ve planlı oluşu aslında çözüm için bir avantaj kabul edilebilir, çünkü bir şeyi planlamak, belli bir iş bölümü ile yapmak, standart ve çok bilinen kuralların uygulanması demektir. Örgütlü suç tekrar ettikçe; çözüm aşamasındaki bilimsel yöntemler ve operasyonlar için çağrışım, tecrübe ve mücadele standartları oluşturur. Aynı zamanda karşılıklı etkileşim de ortaya çıkar, yöntemler genişler ve değişir.

Suç ve suçluluktaki nitelik; suç işleme yeterliliği ve psikolojisini de ortaya çıkarır, nitelikli olmayan, aniden gelişen bireysel  suçların çözüm anahtarı, empati kurmak, suç ve suçluyu arşivdeki suç kalıplarından biri ile entegre etmeye çalışmaktır. Bilimsel yöntemler ve laboratuvar çalışmaları ile kesin sonuç almak mümkün olabilir.

Nitelikli suçların aslında bireysel aklı yoktur, organize olmuş, planlara uyma güdüsü içerisinde olan, önceden hazırlanmış aklın taşıyıcıları iş bölümü yapmıştır. Suç u azmettiren, planlayan, işleyen, yardım ve yataklık edenler, tek başına bir alan oluşturur, alanlar suçluluğun parçalarıdır, birbirini etkiler. Suçu deşifrasyonu için bu alanların tek tek analiz ve sentezi şarttır.

Organize Suçlar, Terör Suçları ve Toplumsal Olaylar kendi nitelikleri içerisinde bir psikoloji taşırlar, bu psikoloji suçun temel mekaniğini oluşturur, zincirleme etkileşim halinde olan mekaniğin bozulması, halkalardan birinin kopması ile sağlanır. O yüzden aidiyet duygusu çok yoğun olmak zorundadır. Suç işlemek bu yoğunluğu artırır.

son on yıllar boyunca mahkeme önüne gittikçe daha fazla türden somut delil gelmeye başladı. Bu alandaki en önemli yenilikler, daha önce de söz ettiğimiz gibi yaklaşık 1900 yılından itibaren parmak izi incelemelerinin başlaması ve 1985 den itibaren genetik parmak izlerinin keşfiydi. Bu iki kriminal teknik yalnızca suçluyla olay yeri arasında değil, bir olay yeri ile başka bir olay yeri arasında da bağlantı kurar, yeni bir suçlu bir yıl sonra bile yakalansa böyle bir seri suç işlediği kanıtlanabilir..

somut delillerin görgü tanıklarının ifadelerine başlıca üstünlüğü zamanı açısından ve kişisel görüşlerden bağımsız olmasıdır. Bu deliller bizim objektif yeni hiçbir yönden etki altında kalmamış ifade idealimize uyar..

eğer  elde somut deliller yoksa varsayımlara alan açılır, ortada somut deliller varsa bunların doğru anlaşılması ve ortaya konulması şarttır.. …( Benecke, 2010- 132 )

kararları sağlam somut delillere dayanarak vermek sadece ölüm kalım meselelerinde akıllıca değildir. Sırf bir iddia ya da sorguya çağırılmak bile kişiyi çok zor duruma düşürebilir.. …( Benecke, 2010- 140 )

ANALİZ:

Yaşam şartlarının oluşturduğu olumsuzluklara çözüm bulamayan birey çıkış yolları aramakta, karşısına çıkan her şeyi kabul edebilmektedir. Bunun en dip noktası suç işlemektir. Engelleri ortadan kaldırmak, menfaat elde etmek, intikamını almak veya anlık hakimiyetini kaybetmek gibi nedenler suça götürebilir.

Toplumun azmettirdiği veya bilinçsizce yönlendirdiği suçun gerçekleşme alanı yani olay yerine getirilen ve suç işlendikten sonra götürülen ve mutlak delil olacak bir çok unsur, iz bırakılır. Çözüm aşamasında bütün bu deliller kanun önünde geçerli olduğu gibi, bilimsel yönü de olmalıdır. Klasik süreç budur ancak suçu ortaya çıkaran formal delillerin dışında kanunun kabul etmeyeceği birçok delil açıkta kalmıştır.

Tanıkların gördükleri ve yaşadıkları, olay yerini ve suçluyu en iyi anlatan bilgilerdir. Ancak bu bilgilerin zamanında alınması çözüm için çok önemlidir. Çünkü toplum psikolojisinin yönlendirmesi ve çevre yapısı, görülenler ve bilinenler için oldukça yanıltıcıdır.

Görülen olumsuzlukların ilgililere iletilmesi; toplumsal yaşam içerisinde iyi karşılanmamaktadır, bazı kültürlerde bu tür davranış biçimleri kabul görmez..tanıkların çekinceleri çözüme bir katkı sağlamadığı gibi seyrini de değiştirebilir.

Olay yerindeki görgü ve bilgileri tesbit ve tasnif etmek soruşturma aşamasındaki uzmanların görevidir. Bununla birlikte; elektronik güvenliğin en önemli unsuru kamera görüntüleri de çözüme yönelik kesin açılımlardır. Entegrasyon içerisinde görüntüler daha kesin bilgiler verebilir, aslında bir denetleme aracıdır. Kamera görüntülerinin bulunamaması da ayrı bir risktir.

Suç ve Suçluluk dinamiği içerisinde vazgeçilmez tek unsur İnsan dır.

Hızlı yapılan değerlendirmeler deki asıl sorun şudur ki; her insanın iki yüzü olabilir, ruhsal uçurumlar genelde o kadar iyi gizlenir ki çoğunlukla anne, baba ya da eş bile çocuklarının ya da eşlerin içinde neler olup bittiğini sonradan açıklayabilmek şöyle dursun fark etmezler bile.. …( Benecke, 2010- 140 )

daha da zor olan sosyal açıdan korunmasız insanlar hakkında bir değerlendirme yapmaktır. Tecrübeli soruşturmacılar bile genellikle onlara karşı büyük bir güvensizlik içindedir..

Önyargılar insanlara bakış açımızı öylesine etkiler ki kahramanların ve alçakların dış görünüşlerinin bize beyaz perdede dayatıldığı gibi olmasını isteriz oysa genelleme maliyetindeki varsayımlar çoğunlukla yanlıştır. Bu dünyaya ve insanlara yönelik önceden şekillendirilmiş bakış açımız için de geçerlidir.. …( Benecke, 2010- 142 )

ANALİZ:

İkili yaşam psikolojik dünyada gerçekleşir, ikisinin çatışmasından bireysel zararlar oluşabileceği gibi, suç da işlenebilir.

Toplumsal psikolojinin getirdiği sahte kişilik ile yaşayan birçok insan, yalnız kaldığında asıl kişiliğini yaşar, dijital yaşamın oluşması ile grup ve toplum psikolojisi sanal ortama da taşınmıştır.  İnsanlar ait oldukları bu oluşumlar içerisinde daha iyi hissettiklerini tarz ve hareketlerinde gösterirler, yaşam biçimlerine göre hissettikleri bu hallerini suça dönüştürebilirler, bu aidiyetlerini güçlendirmek için bir örgüt adına cinayet işleyebilir, kendilerini dahi öldürebilirler, aidiyet mutlak suç işlemeyi gerektirmez ancak dini, siyasi, sosyal ve ekonomik amaçlara göre kaçınılmaz olabilir.

Hiçbir şey göründüğü gibi değildir, yakınlaşan ve sınırları kaybolan yaşamlar aslını kamufle eder, çıkışlara zorlar. Önemli olan da bu noktadır, suçun oluşmasına kapı açan kritik an…

Bazen bireysel alışkanlıklar ve sonradan edinimler asıl karakterin yerine geçer, bu da suç işlemenin sunulacak nedenlerinden birisi  olur. Kullanılan araba, yemek yenilen restoran, alışveriş yerleri, toplu ulaşım bizim hep farklı davrandığımız yerlerdir. Buralardaki uyumsuzluklarımız, dikkatsizliklerimiz, katıldığımız etkinlikler vb. suçun oluşmasını tetikleyebilir, bu tür riskler toplumsal kültüre göre azalır veya çoğalır.

hayatını laboratuvardaki kontrollü koşullarda, münferit vakaları yalnızca gerçeğin ışığında inceleyerek geçiren biri önyargılarla dolu bir dünya ya uyum  sağlayamaz.. …( Benecke, 2010- 142 )

Buna karşılık savunma avukatları, sosyal görevliler ve yargıçlar çalışmalarını salt gerçeklerle sürdüremezler onlar daima kişinin suçunun ağırlığını da araştırmak zorundadırlar. Bu noktada artık doğa bilimlerinin hiçbir yardımı olmaz, spekülasyon ve ölçüp biçme başlar..

bir şüphelinin yaşam tarzının makul olup olmadığı ya da şüphelinin o güne kadar iyi şeyler mi kötü şeyler mi yaptığı bir uzmanı alakadar etmez, uzman yalnızca vakadaki izler ile ilgilenir onların vaka için taşıdıkları anlamla değil yaptığı araştırmanın ne gibi sosyal ya da hukuki sonuçları olduğuna başkaları karar verir. …( Benecke, 2010- 143 )

ANALİZ:

Suçun ortaya çıkarılması, suçlunun yakalanması;  aslında birçok alanda gelişen ama aynı sonuca ulaşan çözüm faaliyetleridir. Bilimin ve kanunların dışında da çözümü oluşturan ancak delil niteliği taşımayan birçok taşıyıcı süreç vardır. Bilim ve kanunlar bu süreci kendi alanlarında kullanabilirler, kullanmalıdırlar. Soruşturma aşamasında sürecin varlığı daha belirgindir.

Bilimsel olmayan birçok unsur ve toplumun bilinmeyen sosyal yapısı, gelenek, görenek, örf ve adetleri, taşıdıkları kültürün dikkate alınmayan standartları aslında suçun önlenmesinde mahkeme ve laboratuvarda kesinlikle kullanılmalı, değerlendirmeye alınmalıdır.

Suç öncesi-Suç-Suç Sonrası; birbirinden ayrı alanlar gibi görülse de birbirini destekleyen ve takip eden bir hiyerarşi içerisindedir. Bu teorik olarak da, pratik olarak da böyledir. Bilim, kanunun hüküm vermesini, suçun tam karşılığını sağlayacaktır. Ama tek başına hiçbir zaman toplum vicdanını tatmin etmeyecektir. Kanun tek başına yetmeyecek, bilimsel yeterlilik taşımayacak, toplumsal beklentiyi karşılamayacaktır. Bütün alanlar birbirinin önermesini dikkate almalıdır.

Her toplumun bir Güvenlik Kültürü vardır. Genel ve bilimsel standartların dışında suç ve suçluluk psikoloji ve yapısı toplumlara, ülkelere göre sürekli etkileşim ve değişkenlik gösterir,

Sonuç:

SUÇ ve SUÇUN TEKRARI KESİN MÜDAHALEYİ GEREKTİRİR; KARŞILIĞI OLMAYAN TEKRAR         SUÇLULUK MEKANİZMASINI OLUŞTURUR, SUÇ; TOPLUMSAL SÜRECİN İÇERİSİNE YERLEŞİR ve    TETİKLEMELERİ BEKLER… ( Özben, 2014 çalışma notları )

Suç oluşuncaya kadar, buna işlenmesi de dahildir, bir çok aşamalardan geçer, mevcut sosyal, siyasal ve ekonomik süreçte suçun oluşması engellenebilir. Rakamsal veriler ve yapılan istatistikler mutlak çözüme ve önlemeye yönelik olmalıdır. Mimariden, gıdaya, ulaşımdan, eğitime kadar bir çok safhada suç önlenebilir, bu süreç sistematik hale dönüştürülmelidir.

Önlemler bitmemiştir, geri dönüşüm  başlamıştır. Dönüştürme amaçsa, kazanma ve islah etme gibi… suç sonrası da çok önemlidir; karşılıksız eylemler, kendisini yeniler, her seferinde gelişir, tekrar eder, daha bilinçli olur, kanıksanır ve etkisizleşir.

Suç ve Suçlu; öncelikle mağdur, mağdurlar, toplum vicdan ve aklında karşılığını bulmalıdır. Kanunlar bu temelde uygulanmalı, hüküm buna göre verilmelidir. Cezalar bu temelde verilmelidir. Bu sistematiği oluşturduğunuzda; suçlu cezalandırılırken aynı zamanda suç da önlenecektir.

Her suçun tam karşılığı vardır, mutlak cezası verilir; bu hem suçla mücadele eylem biçimidir, hem de suç önleme psikolojisidir.

Bir suçlu tek başına suç işlemez; onun suç  işlemesini  kolaylaştıran, sebep olan, azmettiren, mutlak çok sayıda sorumlu ve fiziki imkan vardır. Bu sorumluluk suçlu dan  geriye doğru azalarak, devam eder. Suç ve suçluluk kavram olarak, pratik olarak da tekil değil, çoğuldur.

Suçlunun; cesaret, teşebbüs, psikolojisi ve alışkanlığının arka planında bu yatar. Bireylerin sosyal yaşam içerisindeki bir çok ihmali ve olumsuzluklar, sorumsuzluklar,  diğer bireylerin suç işlemesine olanak sağlar.

Cezai karşılığın tam etkisi suçun oluşumunu engeller tekrarı azalır, bu kanunun esas oluşudur, kısa sürede sonuç yani yakalama da tekrarı engeller. Ancak önleme olmazsa suç olduktan sonraki sürecin hiçbir anlamı olmaz, önleme faaliyetleri, sistemin güvenlik adına kurduğu otoritedir.

Bilgi / Öngörü / Planlama / Sorumluluk-Bilinçli Olma / Kurallara Uyma-Uygulama önleme faaliyetlerinin esaslarıdır.

Suça karşı bireysel ve toplumsal tepkimelerin sürekliliği, suç ve suçlu psikolojisinin deşifrasyonudur.

Her eylemin makul karşılığı esastır. Karşılık yoksa kaos vardır. Bununla birlikte; kaos kendi mekaniğini oluşturur, insanlar kabullenir, olağan hisler ve tepkiler görülür. Bireysel Suçlar / Örgütlü Suçlar suçlulukta temel iki noktadır. Farklı özellikler gösterirler, planlama-kasıt kesin ayrılıklardır.

Örgütlü suçlarda planlama ve kasıt mutlak vardır. Bireysel suçlarda planlama ve kasıt her zaman olmayabilir, ani gelişmeler de görülür.

Yaşamın getirdiği zorunluluklar, bireysel veya toplumsal alanlarımızı oluşturur. Bu alanlar bizim zaman zaman güçlü / zayıf olduğumuz alanlardır. Kabul edilebilir sınırların içerisinde kalırsak olumlu, dışında kalırsak, olumsuz faaliyetlerin ortağı veya sorumlusu oluruz. Bireyi olumlu / olumsuz yönde motive eden en önemli unsur; hareketlerini ve kararlarını etkileyen kazanılmış psikolojisidir.

 

Öneri:

Suç ve Suçluluğun Önlenmesi 3 boyutlu çözümün karşılığıdır.

-Sosyal,Siyasal ve Ekonomik yaşamın oluşturduğu kültür

-Bilimsel Çalışmalar

-Kanunların Uygulanması

 

Daha basit bir bakış açısı; dinamik olan Güvenlik ile statik olan Emniyet kavramlarının pratikte ve toplumun algısında sürdürülebilirliğinin sağlanması, suçun önlenmesidir.

 

Suç türevleri ve Suçluluk  ile mücadele edebilmek için Sivil Sorumluluk ve Bilincin geliştirilmesi gerekmektedir. Bu açıdan bakıldığında başta asayiş suçları olmak üzere örgütlü suçlarla ilgili eğitimlerin başlatılması, toplumu oluşturan unsurların bulundukları sosyal, siyasi ve ekonomik konumlarına göre algı oluşturma, kimlik kazandırma kursları hazırlanmalı ve üniversitelerin sürekli eğitim merkezlerinde aktif hale getirilmelidir. Başta kurumsal kimlik olmak üzere dolaylı bağlantısı olan  ve kamu hizmeti veren bütün unsurlar dikkate alınmalıdır. Güvenlik Algısı Geliştirme Eğitim Faaliyetleri

*CİNAYET YÖNTEMLERİ / Mark Benecke  2012

Alman Adli Biyolog – Adli Etimolog

Kitap içerisinden alınan bölümler üzerinde kısa değerlendirmeler yapılarak, suç ve suçluluk  ile ilgili soruşturma içerisinde operasyonel yönetici olarak, çözüm hazırlamış bakış açısına yer verilmiştir.30.04.2016 İstanbul

 

Özer Özben

  1. Emniyet Müdürü

Güvenlik Uzmanı / Analist

 

   

Yorum Yapın