PROPAGANDA FAALİYETLERİNİN TOPLUM AÇISINDAN YÖNELİMİ

08 01 2016 | Ekleyen: | Konu: Terörizm, Yeni Makaleler

İnsandaki yaradılış kaynaklı bütün temel motifler, duygu yüklü ve şartlı olduğundan yine insanlara yönelik hesaplı, planlı yaklaşımlar; hissi ağırlıklı ve sevgi, korku, ümit, suçluluk vb. gibi zaaflar merkezinde meydana gelmektedir.

Bununla birlikte; Psikolojik Harekat, Psikolojik Savaş, Soğuk Savaş gibi başlıklar ile dünya istihbarat örgütleri ve gizli servislerin yapmış olduğu faaliyetlerde insana özel zaafların kullanılması vazgeçilmez bir yöntemdir, aynı zamanda devlet politikası olarak kullanılmaktadır. Bu yöntem açık da olsa, kapalı da olsa yanıltıcıdır. İnsanların zaaflarını kullanma iki alanda sonuç verir..

Rutin Sosyal;  politika, kültür, sanat ve edebiyat çerçevesinde  yapılan veya yönlendirilen faaliyetler ile insanları, fiziki bir güce gerek duymadan kullanma ya da ikna etme ile ortaya çıkar.

Rutin Şiddet;  canlı veya cansız hedefli her çeşit silahlı eylemler, başka bir kişiye  veya  gruba teslim olma ya da taviz verme sunucunu oluşturabilir, bu gibi sonuçlar genelde merkezi güçlerin uyguladıkları politikalarla birlikte kullandıkları, zaman zaman ülke siyasi yapılarına göre güncelledikleri  emperyalist iş kollarıdır.

Şiddet konusunu şimdilik toplumsal yönlendirme ve akıl dondurma kargaşası içerisinde bırakırsak; propaganda yı destekleyen ve tamamlayan diğer bir nokta dikkat çekicidir. İnsanda mevcut her türlü özellik iyi ve kötü alanlarda, güçlerin manüplasyonları yönünde, amaca uygun kullanımları kaynak olarak ülke ve örgütler şeklinde kendisini gösterir.

Merkezi güçlerin ikinci ve üçüncü dünya ülkelerinde kullandıkları propagandanın önemli bir boyutunu da haberleşme ve iletişim unsurları oluşturur. Burada dikkat çeken husus, bir görüş lehine diğerleri üzerinde baskı kuran sansür biçimleridir.

*Mevcut haberin, bir görüş açısı lehine ve menfaatine ayıklanıp, seçilerek, denetim altında tutulmasıdır.

*Toplumda veya bireyde, amaca yönelik tepki meydana getirmek amacıyla haberin gerçek halini bozarak, farklı hale getirilmesidir.

Propagandaların ortak özelliği, gizliden veya açıktan seçimimizi sınırlaması, algı oluşturmasıdır. Bu amaçla bireyleri ve toplumları sinsi metodlarla yönlendirmenin hemen her zaman gizlediği bir şeyler vardır. Kullanılan araçlar; psikolojik telkinler, tercihli görüşler vb. gibi sanal sunuşlardır.

Önce üretilmiş bir olguya inandırıp, sonra bu yolda ölmeyi , öldürmeyi  özgürlük, bağımsızlık vb. gibi siyasal faaliyetlerle ülkeleri kullanmaktır.

Dünya üzerinde bu çok taraflı çalışmayı, bir uygulamaya koyan, bir uygulayan ve bir de çalışmayı koruyanlar vardır. Bu üçlü kombinenin; düşünmeyen bireyler için hazır değerlendirmeler sunmak, toplumsal tepkileri kullanarak, kapalı ve ötekileştirilmiş bir zihin meydana getirmek gibi karmaşık  eylemleri vardır. Hızlı sonuç verecek hedefler  uygun ve bu eylem için mükemmeldir.

Propagandacılar; terörist eylemlerden görev çıkaranlar, üstleniciler, son kullanıcılar, güç sahipleri, topluma nasıl düşüneceklerini söyler, ne düşüneceklerini bildirirler, bu mekanizmayı kurmak yeterlidir, yenisi kurulmadıkça sonsuza kadar devam eder.

Şu örneğe bakıldığında; asırlar geçmesine rağmen insanlığın çaresiz dalaşmalardan vazgeçmedikleri, iletişimin dayattığı global elektronik ağ ile kavramsal ve siyasal karmaşanın içerisinde, sanal ve soğuk bir savaşa entegre oldukları görülmektedir. Üstelik güçlerin soğuk savaşı güçsüzlerin sıcak savaşına dönüşmektedir.

*Atinalı lar şehrin gençlerini düşünmeye yönelterek, uyandırdığı, onları değiştirdiği ve saptırdığı için SOKRATES?e ölüm cezası verdiler.

Düşünmek, sorgulamak, ölçmek gibi dinamik değerlendirmeleri gündelik hayattan koparan ve bütünüyle hazırlanmış sanal statikleri çeşitli yollarla topluma kabul ettiren Propaganda kombinesi; bazı hedefler için bir istek uyandıracak, daha sonraki bir aşamada bu isteği tatmin edecek araç, fikir, ortam veya güce yalnız kendisinin sahip olduğu görüşünü önerecektir.

Bireyler; öneriler ile ikna olmaya hiçbir zaman yiyecekleri, sığınakları, güvenlikleri ile benzer diğer ihtiyaç ve duyguları  engellenmiş olduğu durumlardaki kadar yatkın değillerdir.

O halde kavramsal açıdan veya pratikte; açlık, yoksulluk ve ölüm bunun çift taraflı psikolojik baskısı, çözüm önerileri sosyal ve siyasi paketleri ile gündemde tutulmalı, zenginliğe ve huzura istek artırılmalı, isteğin yoğunluk kazandığı an devreye girilip, asıl amaca yönelik sonuçlar alınmalıdır. Bu tarz propaganda genel olarak bakıldığında; toplumda karmaşık, henüz ikna olmamış, pişmanlık duyan intikamcı, çaresiz kabul edilmiş ancak keskin sınırları olan bilinçsiz ayrışmalar oluşacaktır. Bu ayrışmalar toplumu ötekileştirecek, kendi güvenlik sahaları ile birlikte var olan İZM lere organik olarak yaklaştıracaktır.

İZM lerin gelişmesi ve hayata geçebilmesi için her ne kadar vadeli propagandalar, herhangi bir yaş grubuna yönelik olsa da, tasarlanmış, tam ve mükemmel bir fikir aşılama veya ikna edilmeye en uygun olanlar gençler ve kadınlar dır. Yalan ve sanal sunumlar bu iş için harcanan sermayelerin en önemli parçası olmuştur. Buradaki psikolojik avantaj çok dikkat çekicidir. Hayatının ilk dönemlerinde herkesin az ya da çok aykırı bir inanış, henüz kabullenilmemiş ve aranan bir kimlik ya da heyecanlı bir davranışa sahip olması propaganda lehine fayda sağlar.

İnsanların ölünceye kadar planladıkları veya birileri tarafından idare edilen hayatları hayal kırıklığı denilen ruh hali ile karşılaştığında duygularının daha da keskinleştiği bilinen bir gerçektir. Bu hal iki yüzlü çalışmalar için bulunmaz bir fırsat olmakla birlikte; üçlü kombinenin çalışması, sonradan kazandıkları veya kazandırılan davranış ve duyguların uygun düşenleri toplamakla, değerlendirmekle de sınırlıdır.

Yapılması gereken ilk iş dikkat çekmektir. Devam eden süreçte kendi mesajını ortaya koyarak, çalışırken, bir diğer ve daha çarpıcı unsuru devreye sokar, asıl mesajla doğrudan ilgisi olmasa da dikkatleri yakalamada oldukça etkilidir. Tartıştıkları problemlerle ortaya çıkan bireyler, daha sonra gerek teşkilatlanma gerekse ideolojik zemin açısından organize olup, hedefe yönelik birbirleri ile rekabet edecek olan bakış açılarını meydana getirirler, Bu aşamaya varıldığında; temsilciler hazırlanmış politikayı uygulamaya zorunlu olurlar.

Propaganda faaliyetlerinde toplum hareketleri bağlılarını aynı tip insanlar arasından bulur ve alırlar, aynı zihinlere hitap ederler, aynı zamanda birbirinin rakipleridirler, birisinin taraftar kazanmış olması diğeri için kayıptır.

Propaganda faaliyetlerinin dayattığı toplum hareketleri birbirinin yerine geçebilirler, dini bir hareket, milli bir harekete ya da sosyal  sorumluluk hareketi bir protestoya veya kavgaya dönüşebilir, bu dönüşüm terör faaliyetlerinde de aynıdır, bütün  değişkenlik eylemleri ancak bittiğinde kulanıma açık bir anlam kazanır, çünkü toplumsal güdülemeyi hazırlayacak başlama vuruşunu oluştururlar,

Bununla birlikte; politik, ideolojik ve bireysel menfaatlere yönelik toplum hareketleri sık sık tekrarlandığında halk içerisindeki etkisi azalır. İnsanlar  ilk tepkilerini göstermezler, basit gösteriler, yürüyüşler ve sloganlardan başka hiçbir tepki yoktur, Şiddeti ve etkisi azalan tepkileri, milli maçlar, eğlenceler ve törenlerle  dönüştürmek veya ortadan kaldırmak mümkündür.

Böyle toplumlarda infial uyandıran ölümler, tecavüzler dahi halkın tepkisi açısından bakıldığında kısa süreli parlayan ateşe benzer, bıkkınlık, bezginlik ve duyarsızlık vazgeçilmez özelliklerdir, bir de hazırlanmış şiddetin uzun süren taaruzu, toplumun pısırık ve şuursuz dalgalanışını  gösterir.

Sonuç olarak; global sürkilasyonun oluşturduğu  iletişim ile entegre olmuş propaganda faaliyetleri; ulusal güvenliğin zaaflarını oluşturmaktadır, bir toplumun sosyal, siyasal ve ekonomi politiği, yerleşik güçlerin egemenlik kaygısını önlemeye yönelik propaganda faaliyetlerinde gizlidir.

TERÖR ve PROPAGANDA İKİZ KARDEŞ GİBİDİR AYNI ŞEYLERİ YAPARLAR

 

Özer Özben

E. Emniyet Müdürü

   

Yorum Yapın