Perakendecilikte Ürünler Üzerindeki Güvenlik Baskısının Kaldırılması

05 07 2012 | Ekleyen: | Konu: En Çok Okunanlar, Hırsızlıkla mücadele, Perakende Güvenliği

Market/Mağaza satış personeli ile aynı market veya mağazada görev yapan güvenlik personelinin satılan ürün/ürünlere bakış açılarının farklı olması kaçınılmazdır. Satış personeli öncelikle ürünün müşterinin dikkatini çekmesini ardından aynı müşterinin ürünle ilgilenmeye başlayarak özelliklerini ve -Eğer etiketlendirilmemiş ise- fiyatını sormasını, ödeme koşullarına ilişkin bilgi talep etmesini, ürünü denemesini ve bunların sonucunda satışın kapanarak ürünün müşteri tarafından alınmasını arzular. Bu yüzden ürünü teşhir ve tanzim etmek, müşteriye tecrübe ettirmek için ürün üzerindeki tüm baskıları kaldırmak ve cazip hale getirmek durumundadır. Ürün üzerinde baskı unsuru oluşturan hususlar ve gerekliliklerden bazıları; hijyen şartları, güvenlik tedbirleri, garanti koşulları, son kullanım tarihinin (SKT) yaklaşması, verimsiz tanzim-teşhir uygulamaları, iade ve değişim koşulları, yüksek maliyet-yüksek marj-yüksek fiyat, sınırlı sayıda stok, satıcının müşteriye karşı davranışları gibi daha da çoğaltılabilecek faktörlerdir. Sayılanlar aynı zamanda ürünün müşteri tarafından tercih edilmesinin veya edilmemesinin sebeplerini de oluşturabilirler ve biri veya birkaçı birden ürünün satılmasına ya da satılmamasına neden olabilirler.

 Güvenlik personelinin ürüne bakış açısı ise ağırlıklı olarak; ürünlerin bedellerinin ödenmeksizin mağaza dışına çıkarılmamasını sağlamanın yollarını bulmak ve uygulamaktır. Bunu gerçekleştirirken de güvenlik uygulamalarının yanısıra yukarıda sayılanlarla birlikte ürün üzerinde baskı unsuru oluşturabilirler. Tıpkı diğer nedenler gibi güvenlik prosedürleri ile ürün üzerinde isteyerek veya istemeyerek baskı oluşturulması ürünün satılmaması sonucunu getirebilir ve bu mağaza çalışanlarının hiçbiri -Güvenlik personeli de dahil- tarafından istenmez.

 Günümüzün rekabetçi koşulları içerisinde de düşünecek olursak; evinden çıkarak market/mağazanın kapısına kadar gelmiş hatta mağazadan içeri girerek ürünün karşısına kadar geçmiş bir müşterinin ürünü raftan alarak sepetine koyabilmesi için mağaza ve marketlerdeki tüm departmanlar çaba sarfetmeli ve işbirliği içerisinde hareket etmelidirler. Müşteriler artık kendilerine sunulanı değil ihtiyacına ve kullanımına net cevaplar verecek ürünleri ve hizmeti tercih etmektedirler. Daha temiz, daha güvenilir, daha emniyetli, daha ucuz ürünler sunan marketler tercih edilmektedir. Müşteriler kendilerini daha az uğraştıracak güvenlik tedbirlerinin uygulandığı mağazalara da yönelmektedirler. Bu bağlamda, market/mağaza yönetimleri ürünlerle ilgili her türlü baskının ürünü raftaki yerinden oynatmayacağını bilmelidirler.

 Ürün üzerindeki güvenlik baskısının azaltılması veya kaldırılması ?Mağaza Yönetimi-Satış Personeli-Güvenlik Birimi?nin işbirliğine ve koordineli çalışmasına bağlıdır. Ürün ile müşteri arasına abartılı güvenlik engelleri koymak ürünün satılmaması sonucunu getirebilecektir. Teşhir edilmesine rağmen denenmesi yasaklanan oturma grupları veya sandalyeler, tadımı yaptırılmaksızın müşteriden satın almasının beklendiği zeytin veya peynir, çocukların ayaklarının pedala ulaşıp ulaşmadığının denenmeden görülemeyeceği ve denenmesine de izin verilmeyen birbirlerine zincirlenmiş bisikletler, kilitli camekanlar içine gizlenmiş cep telefonları, şeffaf olmasına karşın geçirgen olmayan koruma maddelerinin ekranı ve klavyeyi tamamen kapladığı dizüzeri bilgisayarlar ve daha da sayılabilecek tedbirler ürünün mağazada kalmasına sebep olabilmektedir. Ne var ki, ürün ile müşterinin haşır-neşir olmasına imkan sunulmasının müşterinin ürüne karşı olan satınalma istekliliğini arttırabileceği göz ardı edilebilmektedir. Çocuğun zincirlerinden kurtarılan bisikleti denemesi hevesini arttırarak bisikletin satılmasını sağlayabilecektir. Tüketimi kayıp olarak düşünülen zeytin veya peynir tattırımları (Firmalar tarafından elemanlarınca yapılan tattırımlar değil, bizzat mağaza çalışanlarınca mağazadan yaptırılan tattırımlar) birdenbire satışa dönüşebilecektir. Günümüzde bu detayı yakalayan, her ürün grubundan ürünlerin denenmesine imkan sunan ve ürünün gerçek birer numunesini satış alanında bilinçli olarak açıkta bırakan perakendeci mağazalar çoğalmaktadır.

 Ürün üzerindeki güvenlik baskılarından biri; alkollü ürünler, kozmetik ürünler, elektro ürünler gibi eskilerin deyimiyle ?Yükte hafif pahada (Değerde) ağır? ürünlerin bulunduğu market içindeki bölümlere güvenlik personelinin sabitlenmesidir. Müşteriler ürünlerin özelliklerine bakmak için ürüne el attıklarında bakışları ve aldığı vücut pozisyonuyla her defasında kendilerine kontrol edildikleri algısını veren bir bölümde ürün satın almak için isteklilik göstermeyebilirler. Buralarda üniformalı güvenlik personeli bulundurmak yerine kamera gözetiminden veya istihdam ediliyorsa mağaza dedektifinden yararlanmak daha faydalı olabilecektir. Bunun yanısıra sayılan noktalarda 12 saat boyunca güvenlik personeli bulundurmak için mağaza giderleri kısmında pay ayrılmış ise bu noktada ?Kayıp Önleme ve Hırsızlığa Karşı Koyma Eğitimi?nden geçirilmiş bir satış personelini çalıştırmak daha akılcı bir tercih olabilecektir.

 Ürünlerin alarmlanması veya ürüne güvenlik tedbiri uygulanması müşteriyi bazı zamanlar üründen uzaklaştırabilir. Yukarıdaki örnekten hareketle; ebeveyn çocuğuna karne hediyesi olarak almayı düşündüğü bisikletin oturak-pedal mesafesinin çocuğuna uygun olup olmadığını görmek isteyebilir. Uygun olduğuna karar verdiğinde bir adım daha atarak çocuğunun bisikleti sürerek denemesini isteyebilir. Birbirine kalın ve uzun zincirlerle bağlanmış bisikletlerden beğenilenin çocuğun denemesine imkan sunulabilmesi, aynı esnada ürün kabul bölgesinde bulunan ve zincirin kilidini üzerinde taşıyan mağaza çalışanın gelmesine bağlıysa, bu işlem müşteri açısından daha da can sıkıcı hale gelebilir. Oysa ki çelik tel ile desteklenmiş sert (Kemik) alarmlar yapılması işleri kolaylaştırabilecektir.

 Ürün ve dolayısıyla müşteriyle ilgili bir başka güvenlik baskısı mağaza girişine poşetle gelinmesi durumunda yapılan poşet bantlama veya vakumlama işlemidir. Poşetin bantlanmasından önce bandın güvenlik personelince koparılması gerekmekte, bu işlem bazen zaman alabilmekte, bantlama işlemi yapılırken de poşet veya çantaya zarar verilebilmekte ve orijinalliği bozulabilmektedir. Tüm bu işlemler yapılırken mağaza girişinde birdenbire müşteri yoğunluğu oluşabilmektedir. Bundan da önce müşterilere henüz giriş noktasında kendilerine güvenilmediği mesajını çıkarabilecekleri bir işlem yapılmaktadır. Bantlanan veya vakumlanan poşetlerin profesyonel düzeydeki market hırsızlarınca boşa çıkarılabildiği bilinmektedir. Müşterilerden yoğun olarak şikayet alan poşet bantlama ve vakumlama uygulamasının yerine market yönetimleri şeffaf ve büyük kutulardan oluşan emanet kutular uygulamasından yararlanmayı bir kez daha düşünmelidirler.

 Ürün üzerindeki bir başka güvenlik baskısı ise müşterinin satın almak üzere kasalara taşıdığı ürünün alarmlı olması durumunda alarm sökme işleminin hızla ve kısa sürede yapılamamasıdır. Örneğin büyük hacimli bir bavula alarmlama yapılır iken çelik tel ile mesafe bırakılmamış ise ürünün alarm sökme aparatına yaklaştırılması sorun olabilmekte, kasada müşteri yoğunluğu olduğu düşünüldüğünde hem bavulu almaya niyetli müşteri hem de sırada bekleyenler satın aldıklarından vazgeçebilmektedirler.

 Son olarak belirtmekte fayda olan husus; hatalı yapılan alarmlamaların ürünün orijinalliğine, bütünlüğüne, özelliğine, rengine zarar verebilmesi ihtimalidir. Yanlış bir yerden iğnelenmiş sert alarm takım elbisenin veya ayakkabının belki de satılmamasına, ses açma-kapama düğmesi haricinde her tarafı kapatılmış bir oto- teybe müşteri tarafından sadece bakılıp geçilmesine, bir besin ürünü muhafazasının alarmlamayla delinmesi müşterinin sözkonusu ürüne el dahi sürmemesine sebep olabilecektir. Ürünlerin alarmlanması, güvenlik personelince bölüm çalışanlarına öğretilmeli, hassasiyetler aktarılmalıdır. 

 Sonuç

 Ürünün güvenliğinin sağlanması görevinin tamamen ürün koruma sistemlerine terk edilmesi şüphesiz ki düşünülemez. Alarmlamalar vasıtasıyla da ürünün yüzde yüz  korunmasının en azından günümüz koşullarında mümkün olmadığı görülmektedir.

Güvenlik personeli aslonanın yani insan unsuru olarak kendisinin farkında olmalıdır. Alarmlama ürünün güvenliğinin sağlamasında kendisine en büyük yardımcılardan bir tanesidir. Güvenlik personeli, satış personeli ve ürün alarm tedarikçisi veya üreticisi firmalar ile ürün alarm sistemleri araştırma-geliştirme çalışmaları içerisinde bulunanlar bir araya gelerek en uygun alternatifler üzerinde hep birlikte çalışmalıdırlar. Ürün alarm sistemlerini üretenler, mağazaların güvenlik ve satış personelinden alacakları beslemeler üzerinden yola çıkarak ürün kataloglarını genişletmeli ve renklendirmelidirler.

 Müşterinin ürünleri denemesi, eliyle yoklaması yani dokunması, koklaması, duyması, dinlemesi, tatmasına izin verilmelidir. Müşterinin ayakkabıyı denemeden almayacağı, telefon veya bilgisayar tuşlarına basmak isteyeceği vb. örnekler güvenlik personelince bilinmeli ve makul karşılanmalıdır.

 Perakendecilikte aslonanın ürünlerin satışı olduğu tüm çalışanlarca idrak edilmelidir. Ürünlerin denetilmemesi, aşırı korunaklı hale getirilmesi, güvenlik tedbirlerinin katı şekilleri ile uygulanması ürünün satılmasını engelleyebilecektir. Somut veya soyut olarak ürünü baskılamak perakendecilerin topyekün halde göremeyecekleri ve fark edemeyecekleri şekilde ürünün sergilendiği yerde kalmasına, satın alınmamasına neden olabilecektir.

Mağaza ve güvenlik yönetimleri, çalışanlarının güvenlik baskısından dolayı ürün satamadıkları ve müşterilerinse yine aynı gerekçe ile ürün almaktan vazgeçtikleri şeklindeki bahanelerini yok etmek veya azaltmakla yükümlüdürler. 

Murat TEKEK

murattekek@mynet.com

   

Bir Yorum to “Perakendecilikte Ürünler Üzerindeki Güvenlik Baskısının Kaldırılması”

  1. erdinç yiğit says:

    Merhaba,
    Alışverişlerde müşteri olarak bizlerin ve profesyoneller olarak güvenlik personeli ve mağaza çalışanlarının karşılaştığı güvenlik kaynaklı problemlerin teşhisi ve çözümüne yönelik çabaları teşvik edecek yukarıdaki tarzda yetkin analizlerin dikkate alınmasını ve her iki taraf için de daha konforlu bir alışveriş hayatının sağlanmasını arzuluyor ve destekliyoruz.
    Bu konuda tecrübeli sınırlı sayıdaki profesyonelin bakış açılarının ve deneyimlerinin kesinlikle heba edilmemesini diliyoruz.İyi niyetli çabaları görüyor ve bunlar için teşekkür ediyoruz.

Yorum Yapın