Özel Güvenliğin Sağlanmasında CCTV (Kameralar)?nin Rolü ve Hukuksal Durum

05 10 2012 | Ekleyen: | Konu: Bulten, Güvenlik Teçhizatı, Mevzuat

Güvenlik sistemlerinin en önemli unsurlarından biri olan CCTV?ler güvenlik profesyonellerinin de vazgeçemediği güvenlik sağlama enstrümanlarından biri olarak önemini her geçen gün arttırmaktadır. CCTV?ler; topyekün bir güvenlik sistemi kurgulaması yapılırken içerisinde görüntü alıcı, kayıt edici, kayıt depolayıcı, görüntü oynatıcı ve aktarıcı vd.?ne ilişkin yapılanmasıyla güvenlik sistemi içerisine dahil edilmekte, hatta bazen odak noktasında tutulmakta ve böylelikle sistemi sevk-idare edecek insanın iş performansına büyük katkı sunmaktadır. CCTV?nin varlığına rağmen suçun veya kabahatin oluşmasının veya gerçekleşmesinin engellenemediği durumlar da yaşanmıyor değildir. Böylesi bir durumda mütecaviz şahıs, kameraların görüş açılarıyla ilgili gizliden gizliye tespit çalışmaları başlatmakta, kameraların görüntü alamadıkları (Sıklıkla kör nokta olarak dillendirilen), görüş açısının çeşitli nedenlerle kısıtlandığı noktaların tespitini yapmakta, bazen 360 derece açıyla ve sürekli kayıt alınan bir noktada bile güvenlik ihlalini gerçekleştirebilmektedir.

Çoğu zaman, insanların veya kötü niyetli şahısların gördükleri CCTV?nin tamamından ziyade yalnızca bir parçasını oluşturan kamera lensleri, gizleyicisi (Dome) veya koruyucusundan ibarettir. Bunun haricinde sistemin kabloları başta olmak üzere altyapısını ve yukarıda sayılan elemanlarını çoğu zaman güvenlik profesyonelinden başkaca kimse pek görmemektedir. CCTV?nin varlığına ve farkındalığına dair insanların görebileceği en önemli parça kameradan sonra belki de sözkonusu AVM, market, site, otopark gibi güvenliği sağlanmakta olan yerlerin çeşitli yerlerine serpiştirilmiş ?Bu işyeri 24 saat kamera sistemleri ile izlenmektedir? türünde uyarıcı veya bilgilendirici yazılardır. Öyleyse bu yazıların dahi güvenlik sisteminin bir parçası olduğunu söylemek yanlış olmayacaktır. Zira işyeri sahibi bu yazı ile gelen müşteri veya ziyaretçilerine bilgilendirmede bulunup güven telkin ederken, kötü niyetli şahıslara da uyarıda bulunarak olası suç ve kabahatlerinden onları caydırmayı amaçlamaktadır.

Öte yandan, sözkonusu bilgilendirme veya uyarı yazıları bazen süreci tersine de çevirebilmektedir. Aracından ototeyp?inin veya airbag?inin çalındığı iddiasıyla gelen veya oturduğu masadan çantasının çalındığını iddia eden bir kişi, kamera kayıtlarına bakılmasını resmi ve gayriresmi talep ettiğinde ve CCTV?nin olayı resmetmediği anlaşıldığında işletmeler ile müşteriler arasında ileri düzeye gidilecek bir anlaşmazlığa varılabilmektedir. Şöyle ki; öyleyse sözkonusu işletme kameralar ile müşteriler üzerinde güven duygusu oluştururken, bunu da yazılarla ilan ederken ve bunları yaparak işyerine gelinmesini cazip kılarak bundan da ticari fayda elde ederken, gelişebilecek herhangi bir olumsuzluğun tazminine de katlanmalıdır der bazı yargı kararları. Tabi ki bu kararlar verilerek cezaya hüküm olunurken müşterinin bir insan ve zilyet olarak kendisinden beklenen tedbirleri alması ve duyarlılık göstermesi (Örneğin; kişiden elbise denerken geçici süreyle deneme kabinine bırakmış olsa da çantasını hakimiyet ?Görme ve müdahale etme- alanından uzaklaştırmaması beklenir. Zira güvenlik kameraları deneme kabininin içerisinde gerçekleşenleri görememektedir. Alışveriş sepeti içerisine konmuş bir çantaya raflardaki ürünlerin içerikleri incelenirken de birey olarak dikkat edilmelidir. Yine bir AVM?nin otoparkına parketmiş bir araç sahibinden, eğer zarara uğramamak istiyorsa, aracın camlarını ve bagaj kapısını açık bırakmaması umulur.), işyeri sahibinin veya temsilcisinin ise müşterilere uyarılar yapmış/yaptırmış olması (Bazı market ve mağazalarda yapılan anonslar ile müşterilerin çantalarına dair özen göstermeleri hatırlatılır ya da uyarı yazılarının müşterilerin görebilecekleri yerlere, yeterli sayıda ve uygun büyüklükte yazı formatları ile asılmaları sağlanır.) dikkate alınmaktadır.

Peki güvenlik profesyonelleri neden CCTV?ye bu denli önem vermektedirler?

Bu soruyu cevaplamak CCTV?nin güvenlik sistemi içerisindeki önemini detaylandırmakta da fayda sağlayacaktır:

Birincisi; CCTV?lerin varlığı caydırıcılığı getirmektedir. Caydırıcılıklarının nedenleri arasında ise birinci sırada sürekli şekilde görev verilen noktada görev başında olmaları yeralmaktadır. Gerçekten de kameralar konuşlandırıldıkları noktada 24 saat üzerinden, durmaksızın ve yorulmaksızın görev yapabilir, uygun şartlar hazırlanırsa her türlü mevsim ve gün koşulunda (Kar yağışı, yağmur, gece koşulları vd.) da hizmet verebilirler. Yıllık bakımları ile ihtiyaç halinde onarılmalarından sonra göreve devam ederler. Çalışmaya başladıkları andan kapatıldıkları veya arızalandıkları ana değin görüntü alabilirler.

İkinci neden; olayların delillendirilmesinde önemli rol oynarlar. Ülkelerin hukuki literatürlerinde kamera görüntülerinin delil olup olmadığı konusu tartışmalı olabilmektedir. Birinci dereceden delil olsun veya olmasın kameralar vasıtasıyla alınan görüntüler suç veya kabahatin ortaya çıkarılmasında olayları soruşturanların hala en büyük yardımcısıdırlar.

Üçüncü faktör; sistemin gördüklerini unutmaması, gerçekleşen ihlali tekrar tekrar ve şaşmadan gösterebilmeleridir. Hatta ağır çekim gösterimlerle detaylı olarak bilgi temin edebilirler.

Dördüncü etken; görevlendirilmelerinin izne tabi olmamasıdır. Örneğin kamera yerleştirmek istediğinizde özel güvenlik faaliyet izni almak gerekmemektedir. Ancak son dönemde yaşanan bazı örneklerle il valiliklerinin büyük mağazalar başta olmak üzere hırsızlıkların gerçekleşme potansiyelinin yüksek olduğu işyerlerine kamera konulmasını yayınladıkları genelge ile istedikleri bilinmektedir.  

Beşinci ve belki de en önemli neden; maliyet kavramıdır. CCTV?ler uygun altyapı ve kalite ile uzun yıllar kesintisiz hizmet verebilir. Bir defaya mahsus bir yatırım maliyeti ile bütçelendirilirler ve sonrasında yapılması gereken bakım ile onarım giderlerinin karşılanmasıdır.

Nihai kertede, CCTV?lerin avantajlarının yanısıra dezavantajlarının da bulunduğunu kaydetmek gerekecektir. Bunlardan bir tanesi kameraların bulunduğu yerden inerek olaya müdahale edememesidir. Öte yandan, etkisiz hale getirilebilmeleri karşısındaki tek mukavemetleri daha sonra izlenebilmeleri için bir kayıt ediciye gönderdikleri görüntülerdir. (Buraya kadar anlatılanlardan; salt insan veya CCTV yahutta salt alarm-ihbar sistemlerinin kullanılmasından ziyade entegrasyon olarak bilinen ve sistemin tüm unsurlarının birbirleri ile uyumlu çalıştığı bir güvenlik sistemi projelendirmesinin önemini ayrıca bir kez daha anlıyoruz.)

Kullanım Amaçlarına Göre Kamera Çeşitleri:

Açık (Görünen) Kameralar: Gizli izleme niyeti taşımaksızın açıktan açığa konuşlandırılmış, kontrol ettiği alan herkes tarafından kestirilebilinen kameralardır. Kameranın varlığının bilinmesi istendiğinden çeşitli yerlerdeki yazılar ile kamera sisteminin varlığına işaret edilir.

Gizli Kameralar: Gizli izleme niyeti taşıyan, çok dikkatli bakılmadıkça fark edilmeyen kameralardır.

Fake Kameralar: Maliyet kaygısı veya fiziki şartların elverişsizliğine göre kamera görüntüsündeki aletlerdir. 

Özel Görevli Kameralar: Belirli bir zamanda ve belirli bir sürede açıktan ve gizliden görev yapan kameralardır.

Casus Kameralar: Başka bir kılıf veya kamuflaj verilerek görevlendirilen kameralardır.

Özel Güvenlik ve CCTV İlişkisi

Özel güvenlik birimlerinin görev yaptıkları alanda kendilerine gelen bir güvenlik ihlalinin çözümü için ilk başvurdukları yerler kameralar vasıtasıyla elde edilen görüntüler olmaktadır. Özel güvenlikte kameralardan maksimum istifade edilen branşlar başlıca; perakende (Marketler, mağazalar) güvenliği, AVM güvenliği, müsabaka güvenliği, metro güvenliği, site ve konut güvenliği, ATM?ler güvenliği, kuyumcular ile döviz büroları güvenlik konseptleridir.

Kuyumcunun boş bir anından nasıl yararlanıldığı, camilerden ayakkabıların nasıl çalındığı, metroya giren canlı bombaların eşkali, alışveriş sepetindeki bir çantanın nasıl alındığı, cadde mağazalarının kilitlerinin makasla nasıl kesildiği veya kepenklerinin nasıl imha edilerek LCD TV?nin yanaştırılan araca yüklendiği, akaryakıt istasyonlarındaki marketlerin nasıl soyuldukları kamera çekimlerinin izlenmesinden ortaya çıkmakta, yöntemler deşifre edilebilmektedir. Ayrıca bakıcıya emanet edilen bir çocuğun ebeveyni tarafından ebeveynin işyerinden istediği anda izlenebilmesine, yine bakıcıya emanet edilen yaşlı kişinin evden çocuklarınca gözetlenmesine imkan sağlayan da kamera sistemleridir.

Bazı hallerde kamera yerleşimlerinin yargıya taşındığını görmek mümkün olabilmektedir. Örneğin açık alanda gözetleme yapan bir kameranın yakınlardaki bir özel mülkü de gözetlediğinden bahisle şikayetle birlikte yargı sürecine gidilebilmektedir. Bir başka örnek ise mağazalarda bulunan deneme kabinlerinin içlerinin de kamera ile gözetlendiğinden bahisle şikayette bulunulabilmesidir.

Benzer bir durum İngiltere?de ?Ki Londra?daki bir İngilizin evinden çıkışla işine gidip koltuğuna oturana değin ortalama 300 kameranın kendisini gördüğü ifade edilmektedir.- daha makro ölçekte yaşanmaktadır. Kameralardan maksimum istifade etmek temayülünde olan İngiliz anlayışı sürekli olarak kendi halkı tarafından eleştirilmektedir. Ancak son dönem terör saldırılarının kameralar vasıtasıyla bertaraf edilmiş olması kamuoyunun kamera sistemleri ile ilgili negatif düşüncelerini biraz olsun azaltmıştır. Diğer taraftan, İngiltere?nin halen kamu güvenliğinde kullanılan kameralar ile özel güvenlikte kullanılan kameraların bir izleme merkezinde entegre edildiği dünyadaki üç ülkeden biri olduğunu söylemekte yarar vardır.

Yukarıda kullanım amaçlarına göre kameralar sınıflandırılırken bu türlerden hangisinin delillendirmede kullanılabileceğinin açıklanması kaygısı da güdülmüştür. Buna göre; varlığından açıklıkla haberdar edilen/olunan, fiziki olarak görüntüleme işlevini yerine getirdiği anlaşılan kameralardan elde edilen görüntülerin delillendirmede geçerli olacağı değerlendirilmektedir.

 İşyerlerinde Kamera İle Kontrol Uygulaması Mobbing?e Girer mi?

 Son dönemlerde teknolojinin gelişmesiyle birlikte çalışanların çalıştıkları esnada işlerinin haricinde meşguliyetler (Chat yapma, sosyal paylaşım ve iletişim sitelerine girme, oyun oynama) geliştirmeleri ve bunları sürekli hale getirmeleri, işverenleri çalışanlarının görüntülerini, seslerini ve hatta PC?lerini kontrol etmek için başta kameralar olmak üzere çeşitli sistemlerden yararlanma noktasına getirmiştir. Şüphesiz ki bazı iş kollarında özel güvenliğe dayalı kontrol mekanizmalarından faydalanılması tartışma kabul etmeyecektir. Örneğin; altın işleme atölyeleri, para sayımının ve imhasının yapıldığı darphaneler, ilaç üretilen fabrikalar, nano teknoloji ürünlerinin üretildiği yerler, perakende ürün market ve mağazaları gibi daha birçok işyerinde CCTV?nin olmasından çok olmaması yadırganabilir. Hatta bu tür işyerlerinde vardiya bitimiyle işyerinden ayrılacak çalışanlara yönelik üst ve çanta kontrollerinin uygulandığı da görülebilmektedir. Bunlardan anlaşılacağı üzere üretilen veya satılan eşyanın herhangi kötü niyetli bir eyleme tabi tutulmaması için işverenin veya vekilinin ürünlerin güvenliğini garantiye almanın bir yolu olarak CCTV?den istifade etmesi yadırganacak bir durum da değildir. Yeter ki bu uygulama çalışana deklare edilmiş ve çalışan tarafından kabul edilmiş olsun.

Ne var ki her durum yukarıda anlatılan kadar tekdüze gerçekleşmemektedir. Konu çalışanın performasının kontrolü noktasına geldiğinde çetrefil bir durum alabilmektedir. Hiçbir işveren iş hayatında faaliyet göstermeye başladığı ilk zamanlarda çalışanların performansını gözetlemek için CCTV kurdurmaz. Böylesi uygulamalara ancak işyerinde yaşanan gelişmeler doğrultusunda gidildiği görülmektedir. Yargısal mevzuatta henüz yeni yeni ele alınmakla birlikte, sıkıntılı olan bu konunun işçi-işveren arasında karşılıklı görüşmeler yoluyla çözümlenmesi en uygun yöntemlerden biri olarak görünmektedir.

Sonuç

CCTV?ler, nüfus artışı, gelir dağılımındaki adaletsizlik, kıtlık gibi faktörlerden dolayı dünya genelinde suçun çeşitlendiği, yöntemlerinin arttığı ve suçun tanımının bile bazı hallerde ancak işlendikten sonra keşfedilerek yazılı hale getirildiği (Tartışmalı olmakla birlikte bilişim, genetik, sağlık ve yeni yeni detaylandırılan birçok alan) bir dünya ortamında, ekonomik ve sosyal açıdan bir tedbir olarak ele alınamayacak olsa da, güvenlik hizmetlerini sağlama açısından en iyi çözümlerden biri olarak varlığını sürdürmeye devam edecektir. Bu yüzden özel güvenlik personelinin kamera operatörlüğü konusunda sürekli gelişim konumunda kalmasında ayrıca bütünleyici eğitimlerle (Kişi ve Olay Profiling, Kriz Yönetiminde CCTV, CCTV?ye Bağlı Otomasyon, Teknik Eğitimler vd.) mesleki gelişimini desteklemesinde fayda bulunmaktadır. 

Murat TEKEK

murattekek@mynet.com 

 

 

   

Yorum Yapın