Okullarda Şiddet Olaylarını Önleme Ve Okul Güvenliğini Artırma Stratejileri

05 10 2012 | Ekleyen: | Konu: Bulten, Okul Güvenliği

Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ)?nün tahminlerine göre, her yıl yaklaşık 1,5 milyon insan, özellikle şiddet olayları sonucu hayatını kaybetmektedir ve gençler, şiddet sonucu etkilenen dezavantajlı gruplar arasında yer almaktadır. Gençlerin neden olduğu şiddet, toplumda en çok göz önünde olan şiddet biçimlerinden olup, halk sağlığı çalışmaları, gençlerde şiddetin, devam eden ve boyutları giderek artan bir sorun olduğunu göstermektedir.

Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) şiddeti, ?kişinin bilinçli olarak kendisine, başkasına, bir gruba veya bir topluluğa karşı yaralama, ölüm, psikolojik zarar, gelişme geriliği ya da yoksunlukla sonuçlanan ya da sonuçlanma olasılığı olan, tehdit ederek veya gerçekten, fiziksel zorlama ya da güç kullanılması? olarak tanımlamaktadır.

Şiddetin Kaynakları:

DSÖ, şiddetin ortaya çıkış etkenlerini  dört ayrı başlık halinde incelenmesini önermektedir.

 Bireysel etkenler

Biyolojik özellikler: Cinsiyet ve hormon farklılıkları, erkeklik hormonlarının cinsiyet ve saldırganlık üzerindeki belirleyici rolü, erkeklerdeki düşük nabız sayısının risk alma ve heyecan arama davranışıyla olan ilişkisi, nörolojik sorunlar, ilaç ve diğer maddelerin saldırganlık-şiddetle olan ilişkisi.

Psikolojik ve davranışsal özellikler: Şiddete neden olan hiperaktivite, dürtüsellik, zayıf davranış kontrolü, dikkat problemleri ve psikolojik bozukluklar.

İlişkilerle ilgili etkenler

Aile etkisi: Çocukların aile tarafından gözetim altında tutulmaması ve rehberlik edilmemesi, sert davranılması, disiplin amaçlı fiziksel cezalar verilmesi, sosyal desteğin eksik olması.

Arkadaş etkisi: Suç işleyen ya da madde kullanan arkadaş çevresi, arkadaş çevresindeki doğrudan kışkırtmalar (fiziksel zarar, alay, hakaret vb.).

Toplumsal etkenler Küreselleşmenin etkisi: Küreselleşmeyle daha dar bir kesimin daha da zenginleşmesi, daha geniş kesimin daha da yoksullaşması, dolayısı ile paylaşım için daha fazla şiddet uygulanması, kolay para kazanma eğilimlerinin güçlenmesi, yerel sosyal değerlerin kaybolması, göçlerin yarattığı uyum sorunları.

Sosyal etkenler: Demografik yapı ve bunun değişimi, toplumdaki sosyoekonomik eşitsizlikler, çocuk ve aile politikaları, koruyucu sağlık hizmetlerinin varlığı, sosyal yardım sisteminin varlığı ve etkinliği, adalet ve güvenlik sisteminin işleyişi, medyanın tavrı da,  şiddetin görülme sıklığını etkilemektedir.

 Sosyal öğrenme açısından psikolojik ve biyolojik faktörler, kişiyi şiddet içeren faaliyete eğilimli yapabilir, fakat kişinin şiddet eğilimini aktif hale getiren, ?çevre faktörleridir?.

 Şiddet, toplumsal yaşamın tüm alanlarında kendisini göstermektedir. Okullar da, şiddet olaylarının en çok yaşandığı, bu olayların medya aracılığı ile kamuoyunun gündemine taşındığı ve gündemi sürekli olarak meşgul eden alanlardan birisidir.

Okuldaki şiddet, yarattığı olumsuz sonuçlar nedeniyle, güvenli ve huzurlu eğitim ortamına zarar vermekte, eğitim sisteminden beklenen yararın elde edilmesini engellemektedir. Güvensiz okul ortamlarının, eğitim programından beklenen yararların azalmasından da öte, öğrenci psikolojilerinin üst düzeyde bozulmalarına yol açabilecek durumlar yaratabildiğini gösteren araştırmalar vardır.

 Güvenli okul ortamı, öğrencilerin ve öğretmenlerin kendilerini fiziksel, psikolojik ve duygusal bakımdan özgür hissetmeleri olarak tanımlanmakta olup, okul güvenliği, okul ortamı ve çevresi ile ilgili bir sorun olarak görülmektedir.  Okul güvenliğini olumsuz etkileyen faktörler, daha çok okulun kendi iç dinamikleri ile açıklanmaktadır ki, bunların başında okul iklimi gelmektedir.

 ?Olumlu Okul İklimi?nden kastedilen;

 Öğretmen desteği,

Sınıf içi etkinliklere ve kararlara katılım,

Akran bağlılığı,

Kuralların açıklığı,

Sınıf ve okulun düzenliliği,

Öğrencilere sunulan eğitim olanakları,

Öğrenci ve öğretmenlerin akademik başarıya adanmışlığı, v.b.?dir.

 

Okul iklimiyle ilgili olan ve okul güvenliğini etkileyen  faktörler şöyle sıralanmaktadır:

Disiplin sorunu olan okullarda kuralların açık olmayışı ve tutarsız bir şekilde uygulanması,

Öğrenci davranışlarına belirsiz ve dolaylı tepkiler verilmesi,

Öğretmen ve yöneticilerin, öğrencilerin yanlış davranışlarına ilişkin olarak görüş ayrılığına düşmeleri veya okul kurallarını tam olarak bilmemeleri,

Yanlış davranışların göz ardı edilmesi,

Öğrencilerin, okulda kuralların uygulandığına inanmamaları.

 Okullarda meydana gelen şiddet davranışının önde gelen risk faktörleri:

Düşük düzeydeki akademik başarı,

Okula olan bağlılık düzeyinin düşüklüğü,

Okul koşulları ve iklimi,

Çeteye katılmalar.

Şiddetin Yaygınlığı: 

Araştırma sonuçları, şiddete karışma oranları açısından konunun ciddiyetle ele alınması zorunluluğunu göstermektedir.  Düşündürücü olan bir nokta da, şiddetin yaygın olmasının ve bu yaygınlığın zamanla artmasının yanı sıra, geçen zamanla birlikte boyut değiştirerek daha üst derecede şiddet davranışlarının gösterilmeye başlanıyor olmasıdır.

 Her 4-5 gençten biri fiziksel,

Her iki gençten biri sözel,

Her üç gençten biri duygusal,

Her 6-7 gençten biri cinsel şiddet ile karşılaşmaktadır.

 Şiddetin En Sık Yaşandığı Yerler:

 Pek çok araştırmacı, okulun içindeki zorbalığın, okula geliş gidiş sırasındaki zorbalıktan çok daha sık olduğunu, okuldaki ?oyun bahçesinin? en tipik yer olduğunu, bunu ?koridorlar?, ?sınıfın içi?, ?kantin ve tuvaletlerin? izlediğini, yatılı okullarda zorbalığın en yaygın olarak ?yatakhane?de olduğunu belirlemiştir.  

Şiddetin En Sık Yaşandığı Zamanlar:

 Okullar tarafından tutulan olay kayıtlarına bakıldığında, okullarda görülen şiddet olaylarının en fazla kış aylarında olduğu, okulun açılma ve kapanma aylarında şiddet olaylarının daha az olduğu görülmektedir  

Araştırma sonuçlarına bakarak şiddetin en sık yaşandığı yer ve zaman birlikte değerlendirildiğinde, şiddet olaylarının en çok, kontrolün daha az, belki de hiç olmadığı ortam ve zamanlarda. örnek olarak; okuldan eve dönerken, teneffüslerde  ve dersler bittikten sonra yaşandığı görülmektedir. Şiddet olaylarının bu özelliğinin, müdahale alanlarını açık olarak gösterdiği söylenebilir.

 Şiddetin Kaynakları:

 Okulun olumsuz kültür çevresi

Akran grubunun özellikleri

Aile ortamının özellikleri

Medya ve bağımlılık yapıcı madde kullanımı, şiddetin temel kaynakları olarak gösterilmektedir. 

Şiddetin Yaş ve Cinsiyetle İlişkisi:

Şiddet olaylarına en fazla karışan grup:

  • Erkekler
  • İlköğretimin son yılları (7,8. sınıf) lisenin ilk yılları (9,10. sınıf) olduğu belirtilmektedir. 

Şiddete Katılanların Ortak Özellikleri:

  •  Okul başarısı düşük,
  • Çevreyle iletişim düzeyi düşük konumdaki öğrencilerin daha fazla risk faktörü olduğu belirtilmektedir.

Aşağıda verilen iki tabloda şiddete uğrayan öğrencilerin kime başvurdukları ve kimden destek aldıkları verilmiştir (Pişkin, 2007). Her iki tabloda da görüleceği üzere, şiddete uğrayan öğrencilerin başvurdukları ve destek aldıkları kişiler olarak okul yetkililerinin konumu oldukça geri bir durumdadır. Bu sonuç, şiddetin okul ortamında yaygınlaşmasında ve çözüm üretilmesinde okul yetkililerinin rolü açısından ciddi olarak sorgulamayı gerektirmektedir.

 

 

Okullarımızdaki şiddeti önlemede,  başlangıç olarak en uygun hareket tarzı, ?Şiddeti Araştırma Sistematiğinin? kullanılarak   ?Okul Şiddet Profillerinin? çıkartılması gerekir. Bu şekilde, alınacak önlemlerin;

  • Hangi boyutta (eğitsel, yönetsel, dış güvenlik),
    • Hangi düzeyde (sınıf, okul, eğitim bölgesi, ilçe)
    • Nerede,
    • Ne zaman ve
    • Kim tarafından (öğretmen, okul, ilçe milli eğitim, kolluk güçleri, sosyal hizmetler) alınması gerektiği belirlenmiş olacaktır.

 Bu önlemlerin uygulanmasında da, özellikle ?okul iklimini? temel alan yaklaşımın verilerinden yararlanılmalıdır. Dolayısıyla her okulun ?Okul İklimi Profilinin? çıkartılması gerekir.

Literatürde eğitimdeki şiddetin önlenmesine yönelik olarak getirilen diğer öneriler şunlardır:

  • Olumlu bir okul iklimi oluşturulması, okulda bir takım ruhu yaratılması,
  • Öğrencilerden beklenilen davranışların açık ve anlaşılır biçimde belirtilmesi,
  • Öğrencilere sosyal becerilerin kazandırılması,
  • Okulun çetelerden, alkol ve uyuşturucudan arındırılması,
  • Yüksek risk altındaki öğrencilere ulaşılması,
  • Şiddetin önlenmesinin, okulun gündemi haline getirilmesi,
  • Bahçeye ve okul binasına girişlerin denetlenmesi,
  • Koridorlarda ya da olası tehlikeli yerlerde geçen zamanın en aza indirilmesi,
  • Kritik dönemlerde denetim görevlerinin yeniden düzenlenmesi,
  • Okul çıkışında öğrencilerin okulu terk etme düzeninin ayarlanması,
  • Okul çevresinin gözetlenmesi,
  • Okula geliş gidiş güvenliğinin sağlanması.

 

Ayrıca, Prof. Dr. Selahiddin Öğülmüş (A. Ü. Eğitim Bilimleri Fakültesi) tarafından önerilen stratejiler de aşağıdadır.

  • Okulun vizyonunu ve misyonunu ifade ederken mutlaka ?öğrencilerin güvenli bir ortamda eğitim-öğretim yapma hakkına sahip oldukları? gerçeğinin vurgulanması
  • Okullarda meydana gelen suç niteliğindeki olaylara ilişkin kayıt tutmanın ve takip etmenin yasal bir zorunluluk haline getirilmesi (kim, nerede, ne tür bir olaya karıştı, sonuç ne oldu, vb. gibi tek örnek rapor tutma zorunluluğu)
  • Anababalar ve öğrencilerin katılımıyla, geniş kapsamlı bir ?okul güvenliğini sağlama planı?nın geliştirilmesi
  • Okulda kargaşa ve düzensizliği önlemeye yönelik yasa, yönetmelik, tüzük, yönerge gibi yasal düzenlemelere ilişkin bilgilendirici broşürlerin hazırlanarak ilgililere (öğrenciler, veliler, okul çalışanları, öğretmenler, vb.) dağıtılması
  • Okulda bir krize müdahale planının geliştirilmesi
  • Okul güvenliğini sağlamak amacıyla, okul çalışanlarına spesifik roller ve sorumluluklar verilmesi (koridorların gözetimi, giriş-çıkış yerlerinin izlenmesi, vb.)
  • Okul kurallarının ve okulun öğrencilerden neler beklediğinin açıkça ifade edildiği öğrenci el kitapları bastırmak ve bunu her yıl gözden geçirerek öğrencilere dağıtmak
  • Okulda her öğrenciye bir ?kilitli dolap? vermeye çalışmak, bunu bir politika olarak benimsemek
  • Okulda uyulması gereken bir kılık-kıyafet kurallarını açık bir biçimde ilan etmek, bu politikadan taviz vermemek.
  • Okula gizlice kesici-delici alet getirmenin kesinlikle hoşgörü ile karşılanmayacağını ve çok ağır bir biçimde cezalandırılacağını bütün öğrencilere açıkça ilan etmek
  • Başkalarını kışkırtıcı ya da provoke edici davranışlara kesinlikle izin vermeme
  • Öğrencilerin ve okul personelinin okulu sahiplendikleri bir okul iklimi yaratmak
  • Öğrencilerin birbirlerine ve özellikle farklılıkları olanlara karşı hoşgörülü olmalarını sağlayacak önlemlerin ve politikaların benimsenmesi
  • Okul güvenliğinin mutlaka eğitim yöneticilerinin gündeminde yer alan bir madde olması
  • Okula giriş çıkışların kontrol altına alınması
  • Her öğrenci ve okul personeli için fotoğraflı yaka kartı kullanımının yaygınlaştırılması
  • Okula gelen ziyaretçilerin izlenmesi, gerekirse ziyaretçilere yardım önererek (yardım edebilir miyiz?) okul içerisinde tek başına dolaşmalarına izin verilmemesi
  • Çocukların ve gençlerin suç işlemelerini kolaylaştıran çevre koşullarını değiştirerek suça yönelmelerini önleme. Örneğin öğrenci yoğunluğunun arttığı okula giriş-çıkış saatlerinde gözetimin artırılması, giriş-çıkışı zorlaştıran nesneleri (örneğin çöp bidonlarının) ortadan kaldırılması, etkili bir aydınlatma sisteminin kurulması, gerekiyorsa bazı yerlere ayna koyarak izbe köşelerin azaltılması, vb.)
  • Okulda kesici-delici alet bulundurmayı, bunları bir yerden başka bir yere taşımayı zorlaştıran önlemler alma (örneğin öğrencilere şeffaf dosyalar veya çantalar kullandırma gibi)
  • Öğrenci taşıyan servis araçlarının park yerleriyle, öğrencileri indirme-bindirme alanlarını sıkı gözetim altında tutma
  • Okulda anne-babaların gönüllü olarak okul güvenliğine katkıda bulunmalarını özendirecek merkezler kurma
  • Okul güvenliğini artırmak için yıllık eğitim programları hazırlama
  • Öğretim yılı başında her öğrenciye ve öğrenci velisine okulun kendilerinden ne tür davranışlar beklediğini, uyulması gereken kuralların neler olduğunu ifade eden broşürlerin dağıtılması
  • Okulda öğrencilere karar verme becerisi, çatışma çözme becerisi ve sorumluluk eğitimi gibi yaşam becerileri kazandırmaya yönelik programlar geliştirme ve uygulama
  • Okulda akran danışmanlığı ve akran arabuluculuğu gibi programlar uygulama
  • Öğrencilere ilgilerini çeken, olumlu ve yeteneklerini kısmen zorlayacak türden ders-dışı etkinlikler sunan bir sistemin kurulması
  • Okul yöneticilerinin yerel toplum liderleriyle ve polisle sıkı bir işbirliği yapmaya istekli olması. Bu sayede madde kullanımı, çeteleşme, vb. gibi olaylara erken müdahale edebilirler.
  • Suç niteliğindeki davranışları gözleyebilmek için yeni teknolojilerden (örneğin kapılarda elektromanyetik kilit sistemi, alarm sistemi, mikro kamera, vb.) daha fazla yararlanmak
  • Okulun özelikle pencerelerine ya da benzer yerlere asılan ilanların ya da duyuruların kaldırılması, çevrenin temiz tutulması
  • Gerekiyorsa, okulda özel güvenlik görevlileri istihdam etme

 

Kaynaklar:

–          Altındağ Rehberlik ve Araştırma Merkezinin ?Okullarda Şiddetin Önlenmesi? konulu raporunun özeti

–          Prof. Dr. Selahiddin Öğülmüş A. Ü. Eğitim Bilimleri Fakültesi

 

   

Yorum Yapın