İntihar Saldırısı Nedir?

14 03 2016 | Ekleyen: | Konu: İntihar Saldırıları, Yeni Makaleler

İntihar saldırısı; bir örgütün özenle seçilmiş hedeflerde azami zayiat ve hasar yaratmak maksadıyla, kesin ölümü kabullenmiş militanlarının kendi üzerilerinde veya bir ulaşım aracına yüklenmiş olarak hedef bölgesine getirdikleri patlayıcı maddeleri, yine aynı militanların kontrolünde infilak ettirmesiyle icra ettiği, şiddet yoğunluğu yüksek, sansasyonel eylemlerdir.

İntihar saldırısı, çok ilkel ve basit bir yöntem olmasına rağmen, patlayıcıların hedefe azami derecede etki yaratabilecek en uygun yer ve zamanda patlatılmasını sağlar. Uydu sistemleriyle kontrol edilen lazer güdümlü ?akıllı? bombaların dahi maksimum hasarı en uygun zamanda sağlaması intihar saldırıları kadar garantili değildir. Bir eylemcinin saldırıda yer almayı kabul etmesi dahi, eylemin başarısını kesinleştirmekte, eylemcinin eylem öncesinde tecrit edilmesi ve eylem anında kılık değiştirmesi nedenleriyle teşhis edilmesi, ve son aşamada hedefe doğru yaklaşırken her an patlamanın gerçekleşme ihtimalinden dolayı, teşhis edilse dahi saldırının engellenmesi mümkün olamamaktadır. Bu özellikleriyle intihar eylemcileri ?güdümlü insan füzeleri? adıyla da anılmaktadır.

İntihar eylemleri, hedef toplumun üstün askeri ve ekonomik gücü ile başa baş mücadele edebilmek için asimetrik savaş kavramına uygun olarak geliştirilen bir taktiktir. Özellikle terör örgütleri, diğer saldırı türlerinde istedikleri ölçüde tahribat yapamamaları sonucunda klasik terör eylemlerden uzaklaşmışlar; ?daha etkili? bir alternatif olarak intihar saldırılarına yönelmişlerdir.

Bir terör örgütünün veya direniş grubunun intihar saldırısını temel ve sürekli bir taktik olarak benimseyebilmesi için; kendisinden çok daha güçlü veya nispeten sınırsız kaynaklara sahip bir güvenlik kuvvetinin klasik terör veya direniş taktiklerini etkisiz ve uygulanamaz hale getirmesi, örgütün lider kadrosunun intihar saldırısına karar vermesi , örgütün saldırıyı icra edebilecek teknik malzeme ve taktik yeterliliğe sahip olması , intihar eylemlerini ve davayı destekleyen bir toplumun ve eylem için gönüllü militanların varlığı gereklidir. Bu şartların sağlanamaması halinde intihar saldırılarının sürekli bir eylem şekli olarak uygulanması mümkün değildir.

İntihar eylemcileri, oluşturulması, teçhiz edilmesi, eğitimi ve idamesi uzun zaman ve maliyet gerektiren klasik silahlı gruplara oranla daha düşük maliyetlidir. Eylemlerde kullanılan patlayıcı maddelerin maliyeti çok düşük olup, piyasadan kolaylıkla temin edilebilen bazı kimyasallar internette dahi bulunabilecek usullerle bir bomba haline getirilebilmekte, bombanın etrafına çivi ve metal parçaları ilave edilerek tahrip gücü artırılabilmektedir .

İntihar saldırılarına başvuran örgütler, genellikle ekonomik ve sosyal gelişmelerden payını alamamış, az gelişmişlik kıskacında kıvranan, kendi geleceğinin tehlikede olduğuna dair her geçen gün daha da güçlenen yaygın bir kanaate sahip toplumlar içinden çıkmaktadır. Bu toplumlar, içinde bulundukları ortam nedeniyle, güçlü ve ikâme edilemez bir ideoloji ile kaynamakta ve güçlü bir liderin ateşli söylemleriyle duygu ve düşünceleri her geçen gün radikalleştirilmektedir.

Halen, dünya?da geri kalmışlığın ve güçlü bir ideoloji olan din faktörünün ortak paydayı oluşturduğu toplumlar Müslümanlardır. Müslüman toplumlar arasında ekonomik olarak gelişmiş olanları dahi, din kardeşliği uğruna diğerleri ile aynı duygulara ve düşmanlara sahip olabilmekte, ?dostumun düşmanı benim de düşmanımdır? mantığıyla aynı cephede yer alabilmektedir.

Tüm bu etkenler göz önüne alındığında Müslüman toplumlardan diğer toplumlara nazaran daha fazla muhalif grubun çıkması kaçınılmazdır. Bunun yanında, laik ve aşırı sol kanatlardan Tamil Kaplanları olarak da bilinen LTTE?nin ve ülkemizde faaliyet gösteren PKK ile DHKP/C gibi örgütlerin radikal İslamcı örgütlerin tekniklerinden etkilenmesiyle intihar saldırıları icra ettikleri görülmektedir. Laik olarak tanımlanan bu örgütler dahi eylemcilerini motive etmek uğruna, şehit olma, davaya kendini feda etme gibi dinî duygulara hitap eden kalıpları söylemlerinde bolca kullanmaktadır.

Örgütlerin intihar saldırısı için ortaya koyduğu en büyük mükafat; eylemcinin öldükten sonra elde edecekleridir ki, radikal İslâmcılar tarafından eylemcilere cennet vaat edilmektedir. Doğal olarak, bu vaadi veremeyen diğer örgütler, güçlü liderlik olgusuyla ve şantaj, kandırma, tuzağa düşürme gibi diğer ideoloji dışı yöntemleri kullanabilmektedir. İnsan doğasının, cennet vaadine daha çok prim vermesiyle de intihar eylemleri radikal İslamcı örgütlerde çok daha fazla eylemci tarafından göze alınabilmektedir.

İntihar eylemleriyle adını duyuran örgütler, hem coğrafi olarak, hem de ideal olarak birbirlerine yakın profiller çizmektedir. Coğrafi olarak, intihar eylemleri tüm dünyaya yayılmış olsa bile, örgütlerin ana üsleri ?Geniş Ortadoğu? olarak isimlendirilebilecek bölgededir.

Modern zamanların ilk intihar saldırılarına ilham kaynağı olan İranlılar, El Kaide?nin tohumlarının atıldığı Arap yarımadası, Hizbullah?a vatanlık eden Lübnan, İsrail ve işgal altındaki Filistin toprakları, yüzlerce intihar saldırısının görüldüğü Irak, PKK?nın eylem sahnesi Türkiye Ortadoğu?da yer alırken, Çeçenistan, Afganistan, Cezayir, Tunus, Fas, Mısır, Geniş Ortadoğu coğrafyasında yer almaktadır. Bu ülkelerin tamamı Müslüman halkların çoğunluğu oluşturduğu yerlerdir. Bunun tek istisnası, Sri Lanka?daki Tamil Gerillalarıdır ki, onların dahi Hizbullah?ı örnek aldığı bilinmekte, el Kaide ile tecrübe aktarımı yaptıkları iddia edilmektedir.

Tarihte en büyük savaşlara sahne olan, bir çok imparatorluğa ev sahipliği yapan, tek tanrılı dinlerin hepsinin doğum yeri olan, tüm emperyalist güçlerin kirli emellerinde yer alan, günümüzde dahi işgallere ve diktatörlere boyun eğmek zorunda kalan, en zengin petrol yataklarına sahip, ama işletme hakları uzun yıllar boyunca batılıların elinde kalmış bir coğrafya, bugün intihar eylemcilerinin çoğunluğuna da ev sahipliği yapmaktadır.

   

Tags:

Yorum Yapın