HUKUK DEVLETİ?NDE SUÇ İLE ETKİLİ MÜCADELENİN ÖNEMİ VE ÖZEL DEDEKTİFLİK

28 05 2014 | Ekleyen: | Konu: En Çok Okunanlar, Özel Dedektiflik

Türkiye?de özel dedektiflik konusunda mevcut yasal bir düzenleme bulunmamaktadır. Ancak yakın geçmişte bu konuda yasal düzenleme yapılması ihtiyacı hissedilmiş ve Özel Dedektiflik Kanunu adında bir yasa çalışması gerçekleştirilmiştir. Bu çalışmanın sonucunda ortaya çıkan ve 1994 yılında TBMM tarafından kabul edilerek Cumhurbaşkanı?nın onayına sunulmuş olan 3963 sayılı Özel Dedektiflik Kanunu, Anayasa?nın 89.maddesi gereğince tekrar görüşülmek üzere gerekçeleriyle birlikte TBMM?ye iade edilmiştir. Bu iade sürecinden sonra Kanun TBMM tarafından tekrar görüşülmediği gibi, günümüze kadar bu konuda yeni bir çalışma da yapılmamıştır. Buna rağmen ülkemizde Türk Ticaret Kanunu?na göre kurulmuş olan ve çeşitli alanlarda çeşitli adlar altında araştırma-inceleme faaliyetleri gerçekleştiren özel dedektiflik şirketleri ? ve ayrıca şahıslar – bulunmaktadır. Bu durumun nedeni, ?kanunlarca yasaklanmamış olan herhangi bir faaliyetin engellenememesi?ne ilişkin hukukî gerçekliktir. Zira yasaklı olmayan herhangi bir faaliyet mevcut kanunlara ve düzenlemelere aykırı olmamak şartıyla serbestçe gerçekleştirilebilir. Türkiye?deki özel dedektiflik hizmetleri bu temel üzerinde sürdürülmektedir.

Türkiye?de özel dedektiflik konusunda yasal bir düzenlemenin bulunmaması, yetkilendirme ve belgelendirme koşulları, özel dedektif olabilme şartları, araştırma-inceleme faaliyetlerinin türleri, adlî ve idarî yaptırımlar, ücret tarifesi vb. gibi hususlarda bağlayıcı hükümlerin de bulunmadığı anlamına gelmektedir. Buna rağmen yürütülen özel dedektiflik alanlarındaki faaliyetlerin, suç teşkil etmeyecek şekilde sürdürülmesine çalışılmaktadır. Ancak bu yeterli değildir. Konusu, yol açabileceği toplumsal sorunlar, devletin meşruiyetine olası olumsuz etkisi vb. gibi nedenlerle özel dedektiflik hizmetlerinin etik kurallar çerçevesinde ve profesyonel yaklaşımlarla gerçekleştirilmesi gereklidir. Özel dedektiflik alanlarında faaliyet göstermek üzere kurulmuş olan şirketlerin bu idealler çerçevesinde faaliyet göstermeleri için bugüne kadar paydaşların çabalarıyla birtakım düzenlemeler yapılmış olsa da, yasal hükümlere dayanmayan düzenlemeler ideale ulaşılmasına katkıda bulunamayabilir. Kişilerin insan ve vatandaş olmak itibariyle sahip oldukları hak ve özgürlüklerinin ihlâl edilmesine sebep olma ihtimali bulunan özel dedektiflik alanındaki faaliyetlerin yasal bir çerçeveye oturtulması zorunludur. Hatta toplumsal, ekonomik, kültürel, siyasal koşulların ortaya çıkardığı çeşitli ihtiyaçlar dikkate alındığında acildir. Ve hatta suç ile mücadeledeki katkısı göz önünde bulundurulduğunda daha da acildir.

Suç ile mücadele sadece suç şüphelilerinin veya faillerinin yakalanması ve bu kişilere kanunlar çerçevesinde öngörülmüş olan yaptırımların uygulanması suretiyle gerçekleştirilirse eksik kalır. Zira suç ile mücadele hem suçun sorumlularının bulunarak cezalandırılması hem de suçun işlenmesinin önlenmesi için çeşitli tedbirler alınması suretiyle etkili şekilde gerçekleştirilebilir. Bir başka deyişle, suç ile mücadele iki stratejiyle yürütülür:

  1. Suçun gerçekleşmesini önlemek için tedbirler almak
  2. Suç faillerini yakalayarak cezalandırmak

Suç ile mücadelede söz konusu stratejilerden birinin ihmâl edilmesi etkili sonuçlar elde edilmesini zorlaştırabilir. Suç ile etkili şekilde mücadele edilemezse, ortaya çıkabilecek olumsuz sonuçlar devletin meşruiyetine zarar verebilir. Bu nedenle suç ile etkili mücadele hukuk devletinin en önemli hedefleri arasında yer alır.

Kullanılacak kaynaklar hesaba katıldığında, suç ile mücadelede birinci stratejinin daha ekonomik olduğu iddia edilebilir. Ancak elde edilecek kazanımlar düşünüldüğünde, işlenmiş suçlar ile ikinci strateji kullanılarak gerçekleştirilecek mücadelenin ekonomik boyutunun büyüklüğü önemli görülmez. Zira devletin meşruiyetini ve toplumsal düzeni korumayı hedefleyen işlerde sarf edilecek kaynakların büyüklüğünün önemi yoktur.

Özel dedektiflik hizmetleri ikinci strateji kullanılarak suç ile mücadelenin yürütüldüğü hizmet alanlarından biridir. Dolaylı biçimde birinci stratejiye sağlayacağı katkılar bulunsa da, özel dedektiflik hizmetleri ağırlıklı olarak suçun aydınlatılması süreçlerinde önemli rol oynayabilecek güvenlik hizmetlerinden biridir. Delile dayanan cezalandırma işleminin adalete uygun şekilde gerçekleştirilebilmesinde özel dedektifler doğru sonuçlara ulaşılmasına katkıda bulunabilir. Özel dedektifler tarafından yapılacak inceleme ve araştırmalar yanlış kişinin cezalandırılmasının önüne geçilmesini sağlayarak adaletin tesisi için önemli fırsatlar sunabilir. Bu yönüyle değerlendirildiğinde özel dedektiflik hizmetleri devletin kolluk birimlerinin yükünü önemli ölçüde hafifleterek suç ile etkili şekilde mücadele edilmesine önemli katkılarda bulunabilir. Geçen 10 yılda ?özel? güvenlik hizmetleri genellikle önleyici hizmetler ölçeğinde bunu sağlayabilmiştir.

Farklı bir gözle bakabilecek ve ideal bir sorumluluk anlayışıyla hareket edebilecek olan özel dedektifler de toplumsal düzenin sürekliliğinin sağlanmasında önemli bir aktör olabilirler. Liberal politikalar gereğince devleti bizzat ?uygulayıcı? olmaktan çıkararak ?düzenleyici? ve ?denetleyici? olmaya sevk eden kamu politikaları düşünüldüğünde ise kararların daha hızlı şekilde verilmesi gereklidir. Elbette konunun Anayasal kaygılar oluşturmayacak şekilde ele alınması şartıyla. Kabul edilir ki, hukuk devletinin temel gereklerinden biri budur.

Ancak hukuk devleti olmak ?özel konularda özel tedbirler almayı ve özel düzenlemeler gerçekleştirmeyi? de gerektirir. Dikkatlice incelemeye gerek kalmaksızın kabaca bakıldığında, özel dedektiflik alanının özel uzmanlık gerektiren bir alan olduğu açıkça görülmektedir. TBMM tarafından yeniden görüşülemediği için yürürlüğe girememiş olan 3963 sayılı Özel Dedektiflik Kanunu?nda özel dedektif olabilmenin şartları arasında belli meslek gruplarının sayılmış olması da ?her ne kadar bu meslek mensuplarının tartışmasız yeterli olduğunu varsaymak tartışmalı olsa da- bu alanın özel uzmanlık gerektiren bir alan olduğunu göstermektedir. Yasalaşmadığı için özel dedektiflik eğitimi konusundaki hususları düzenleyen bir Yönetmeliği de bulunmayan bu alandaki meslek mensuplarının meslekî faaliyetleri boyunca periyodik eğitimlerden geçirilmesi gereklidir. Çünkü güncel ihtiyaçlar gereğince, günün koşullarına, yasalara ve müşteri beklentilerine uygun hizmetler sunması gereken özel dedektiflik özel uzmanlık gerektiren bir alandır.

?Özel uzmanlık? ise özel ?eğitim programları? ile sağlanabilir. Dedektiflik hizmetlerinden beklenen faydanın sağlanabilmesi eğitim programlarının güncel ihtiyaçları karşılayacak halde sunulmasını gerektirebilir. Çünkü değişim her alanda sürmektedir ve yeni ihtiyaçlar ortaya çıkmaktadır. Günümüzde teknoloji kullanmadan veri toplama işlemi gerçekleştirilmesinin zorluğuna karşın, çeşitli teknolojik cihazların kullanımının hukukî engelleri bulunmaktadır. Bu türden ihtiyaçlara cevap verebilecek eğitim programları suç ile etkili şekilde mücadele edilmesine önemli katkıda bulunacak ?nitelikli özel dedektif?lerin varlığı için gereklidir.

Toplum destekli polislik ve özel güvenlik kadar özel dedektiflik de devletin meşruiyetinin vazgeçilmez araçlarındandır. Demirden korkan trene binmesin.

Hüseyin Aras

Öğretim Görevlisi

T.C.Nevşehir Hacı Bektaş Veli Üniversitesi

Avanos Meslek Yüksekokulu

Özel Güvenlik ve Koruma Programı

haras1974@gmail.com

   

Yorum Yapın