Gece Vardiyalarının Olumsuz Etkileri

21 07 2011 | Ekleyen: | Konu: Güvenlik Müdürleri İçin

Güvenlik tedbirleri, birbirini tamamlayacak ve birbirlerinin etkinliğini artıracak şekilde kullanılan teknoloji ve insan gücünün uygun şekilde karışımından oluşmaktadır.

Bu karışımda teknolojinin temel olarak görevi, bir şekilde;

–          Tehditlerle ilgili bilgi toplamak ve erken ikaz sağlamak

–          Tehditlere karşı hangi aksiyonların alınacağı konusunda karar desteği sağlamak,

–          Bu aksiyonların uygulanmasını desteklemektir.

İnsan gücünün görevi ise,

–          Teknolojinin sağladığı bilgiyi analiz etmek,

–          Bu analizlere göre hızlı ve doğru kararlar vermek,

–          Bu kararlara göre olaylara uygun şekilde müdahale etmektir. 

Bu işbirliğinin başarısı, teknolojinin sürekliliğine ve insan gücünün uzun saatler boyunca sürekli zinde, uyanık ve dikkatli olmasına bağlıdır. Diğer bir ifadeyle, insan gücünün güçsüz ve yorgun olması bu işbirliğinde verim düşüklüğüne, yanlış kararlar verilmesine veya alınan kararların yanlış ve eksik uygulanmasına sebep olacaktır.

Ancak, 7/24 olarak tarif edilen çalışma şartlarında, haftanın her günü ve günün her saati güvenlik hizmeti sağlanan görev yerlerinde, özellikle gece saatlerini de kapsayan uzun çalışma saatleri boyunca hizmet veren güvenlik görevlileri bu işbirliğinin verimliliğini düşüren zayıf halkayı oluşturmaktadırlar. Güvenlik yöneticilerinin, gece vardiyasında uyuyan güvenlik görevlileriyle çok sık karşılaştıkları bilinmektedir.

Fakat, günlük normal çalışma süresi 8 saat olmasına rağmen, genelde 12 saat çalışan ve bunu haftada 6 gün kâh gündüz, kâh gece sürdüren Güvenlik Görevlilerinin bu gibi olaylarda payı nedir? Acaba, gece vardiyasında çalışmak kolay bir iş midir? Veya, vardiya çizelgesini hazırlayanların bu işte payı hiç mi yoktur?  Her şey bir yana, güvenlik görevlileri ve yöneticileri bu çalışma ortamında ne kadar risk altındadır ve bu riskleri minimize etmek mümkün müdür?

Vardiyalar halinde ve uzun saatler boyunca çalışılan şirketler ve askeri birlikler için yorgunluğun etkileriyle ilgili bir çok araştırma yapılmış durumdadır. Bu araştırmalardan elde edilen bilgilerin birleştirilmesiyle vardiyalı çalışmaların verimliliği ve riskleriyle ilgili ASIS Foundation yayınlarından birisi olan ?7/24 Güvenlik Hizmetlerinde Yorgunluğu Etkileri ve Başa Çıkma Yöntemleri?  (Fatigue Effects and Countermeasures in 24/7 Security Operations) başlıklı bir CRISP Raporu yayımlanmıştır.

Bu raporda çeşitli kaynaklardan yararlanarak, gece vardiyası ile gündüz vardiyaları arasındaki riskler incelenmiş ve aşağıdaki bulgular elde edilmiştir. (Aşağıdaki bulgular için kaynak: Folkard, S., & Tucker, P. (2003). Shift work, safety and productivity. Occupational Medicine (Oxford, England), 53(2), 95-101.)

  • Gece vardiyasındaki kaza ve yaralanma riski, sabah ve öğle saatlerine göre daha fazladır. İstatistiklere göre öğle saatlerindeki kaza ve yaralanma sayısı, sabah saatlerine göre %18,3 artmakta, gece vardiyasında ise artış oranı sabah saatlerine göre %30?u geçmektedir. Dolayısıyla, güvenlik yöneticisi gece vardiyalarındaki ilave kaza ve yaralanma risklerine karşı ilave tedbirler almak durumundadır.

 

 

  • Normal olarak 8 saat süren bir çalışma, 12 saate uzadığında, kaza ve yaralanma riskleri de ilk 8 saatteki ortalamanın iki katına çıkmaktadır. Aşağıdaki grafikte de görülen bu rakamlara göre, verimli çalışma süresi 8 saattir ve bu süre uzadıkça verimlilik düşmektir. Güvenlik yöneticisi, ya her vardiyadaki çalışma süresini 8 saat olarak planlayacak veya 8 saatten sonraki çalışma süresinde düşük verimliliği göze alacak ya da, 8 saatten sonra güvenlik görevlisine yeterli bir dinlenme süresi tahsis edecektir.

 

 

    • Çalışmaların en verimli olduğu saatlerin ise sabah 0700 ile akşam 1900 arası olduğu, gece saatlerinde özellikle sabaha karşı verimliliğin ortalamanın  çok altında olduğu tespit edilmiştir.

 

    • Diğer taraftan, kaza ve yaralanma risklerinin arka arkaya çalışılan gece vardiyalarında giderek yükseldiği de görülmektedir. Aşağıdaki grafikte de görüleceği üzere, bu risk ikinci gece vardiyasında birinci geceye oranla %6, üçüncü gece %17, dördüncü gece ise %37 artmaktadır.

Yorgunluk, istisnasız her kişiyi olumsuz etkiler. Bazı kişiler, yorgunluğa karşı dayanıklı olduğunu iddia etse de, bu durum ancak bu kişilerin yorgunluğun etkilerini saklamaya çalıştıkları şeklinde açıklanabilir. Ayrıca, yorgunluk genellikle sinsi bir şekilde gelişir ve çoğu kişi yorgunluğunun farkında bile olmaz veya yorgun olduğunu geç anlar. Hepimizin, bazen ?ne kadar da yorulmuşum? dediğimiz bir gerçektir.

Yorgun kişiler, işlerini zorlanarak yaparlar, farkına varmadan daha çok risk alırlar  ve dikkatlerini toplamakta zorlandıklarından karar vermekte zorlanırlar. Başkalarının can güvenliğinden sorumlu güvenlik görevlileri ve yöneticileri yorgunluk nedeniyle, korumaya çalıştıkları kişilerin can güvenliğini riske attıklarını bilmelidirler.

Gece vardiyalarının en belirgin etkisi de uykusuzluktan kaynaklanan yorgunluktur. Uyku, tıpkı yemek ve içmek gibi insan vücudunun günlik temel ihtiyaçlarından birisidir. Araştırma sonuçları, yetişkin bir insanın her gün düzenli olarak 7-9 saat uykuya ihtiyacı olduğunu söylemektedir.  Bu ihtiyaç karşılanmadığında, bir süre sonra insan beyni vücudu otomatik olarak uyku durumuna geçirebilmektedir.

Her gün uyku süresinden 1-2 saat kısmak dahi, bir süre sonra zihinsel yorgunluğa yol açmakta ve bu kısıntı devam ettikçe yorgunluğun seviyesi artmaktadır. Hatta, bir gece uyumamaktan kaynaklanan yorgunluğun etkileri, altışar saatlik gece uykusuyla geçen 5 gün sonra dahi performans düşüklüğü olarak kendisini gösterebilmektedir.

Gece vardiyasında yaşanan zorluk, normal olarak uykuda olunması gereken saatlerde insan beyninin uyanık kalmayı kabullenememesidir. Aynı beyin, vardiyadan sonra gündüz saatlerindeki uykuyu da kolayca kabul edememektedir.  Hafta içi kaçırılan uyku saatlerinin, hafta sonu ve tatillerde bire bir telafi edilmesi de mümkün değildir. Telafi uykuları, kaçırılan uyku süresinden daha uzun olmaktadır.

 

   

Tags:

Yorum Yapın