Avrupa Ülkelerinde Para Nakli (CIT) Mevzuatı/4.Bölüm

15 01 2012 | Ekleyen: | Konu: Avrupa Ülkelerinde Para Nakli (CIT) Mevzuatı, Nakit Güvenliği

 

PARA NAKLİ ŞİRKETLERİNİN MERKEZLERİ/MEKANLARI

 

Mekanların düzenlenmesi ve para ve değerli malların muhafazası

Bu alan üye ülke mevzuatlarında yasal olarak nispeten daha az düzenlenen bir konu olmuştur.Daha katı yasalar hazırlama geleneği olan ülkeler bile bu alanda sessiz kalmaktadır. Sadece Yunanistan, İtalya, Lüksembourg ve İspanya özellikle kasa dairesi, güvenli bölgeler, güvenli park alanları, ?sas? girişleri ve pasif savuna sistemleri ile ilgili bazı güvenlik normları getirmektedir. Danimarka ve Almanya, sigorta şirketleri şartnameleri veya mesleki normlara dayanmaktadır. Finlandiya?da para ve değerli malların depolanması/muhafazası yönünde ?Banque Nationale? ile bir anlaşma imzalanmıştır.

Ülkemizde Durum; saklama merkezleri hakkında bir standart bulunmamaktadır. Ancak, özel güvenlik izinlerinin verilmesi öncesinde yapılan Polis değerlendirmelerinde bazı geri bildirimler alınmakatadır. Bu konuda en belirleyici faktör, sigorta şirketlerinin şartlarıdır. Sigorta şirketleri, mevcut riskleri minimize etmek için gerekli güvenlik tedbirlerinin alınmasını şart koşmaktadır.

Turların organizesi

Turların organizesi büyük ölçüde hizmeti veren şirketlerin sorumluluğundadır ve genel olarak da müşterinin talebi doğrultusunda gerçekleşmektedir.Sadece Belçika ,taşınılan miktar,mola sayısı ve tur başına IBNS?li konteynır sayısı ile ilgili (yasada yer verilen) bir dizi resmi kural geliştirmiştir.

Ekibin aracı terk edebileceği haller/şartlar

Her ülke araçtan ayrılma ile ilgili kendi kurallar sistemine sahiptir. ([i]) Belirlenecek politika şirketlerin inisiyatifine bırakılmıştır. Genel kaide olarak aracı terk etmek kabul edilemez olarak değerlendirilir.

 

Diğer düzenlemeler

Burada, Belçika hukukunda üç şeritli yollarda polis korunması yapılmasının zorunluluğu, karma nakillerin yasaklandığı ve 30 dakikalık bir zaman dilimi içinde hareket etme zorunluluğu getirildiğinden de bahsetmek gerekir. Hollanda?da, nakillerin önemli miktarının kapalı/güvenli bir bölgede yapılmasına önem verildiğinin altını çizmek gerekir.

Her ülkede yabancı bir nakil aracına izin veren özel kurallar (Merkezi bir Avrupa Birliği üye ülkede olsun veya olmasın, bir şirketin operasyonu)

Pek çok halde, üye ülkeler merkezi Avrupa Birliğine üye bir ülkede bulunan bir şirketin para nakillerini düzenleyen özel bir mevzuata sahip değildir.

Belçika, Fransa ve Lüksembourg?da para nakli şirketleri ya mahalli mevzuata veya bir üye ülke mevzuatına uygun olarak hareket etmek zorundadır. Bununla beraber, misafir ülke (naklin yapıldığı ülke) tarafından yetkililer (genellikle sade bir prosedürle) kendi topraklarından geçiş için bir izin vermelerini isterler. Danimarka?da, yabancı operatörler, her halükarda Danimarka mevzuatına uymayı zorunlu tutarlar. Almanya?da sınır aşan nakillerde özel bir resmi kontrolden söz edilmez, bununla birlikte olay halinde birçok ülkede yürürlükte olan kuralara uyulur. Merkezleri Avrupa Birliği üyeleri dışında olan şirketler aynı kurallara tabidir. Misafir ülke kurallarına uyulur. Bu,zorunlu olarak yabancı şirketlerin prosedürlerin tümünü yeniden başlatmak anlamında değildir.

IV-HİZMET SIRASINDA MEYDANA GELEN OLAYLAR

Psikolojik Destek

Yaralanan personelle ilgili kararların çoğunluğu şirketlerce yürütülür. Sadece Belçika, Danimarka, Fransa ve Almanya?da yapılan anlaşma ve sözleşmelerle resmi bir politika uygulanır.

Yaralanan personelin ailelerine karşı psikolojik destek daha ziyade şirketlerin iyi niyetleri çerçevesinde bir ek yardım vasıtasıyla sağlanır. Ülkelerin bir çoğunda mevcut şirketler ailelere bu tür bir yardım yapmazlar.

Sosyal Koruma

Sosyal koruma programları en mükemmel temel hukuku oluştururlar (Mevzuat ve sözleşmeler) ve ana olarak olaydan sonra belli bir dönem için gelir garantisi üzerinde yoğunlaşırlar. Şirketler bazen bu korumayı sağlamayı üstlenirler. İlke olarak sosyal yardım tedbirleri sadece yaralanan kişi ile sınırlı kalır.

Müeyyideler

Yunanistan, İrlanda, İtalya, Lüksembourg, İspanya ve İngiltere?de bu sosyal tedbirlere uyulmaması halinde uyarı ve para cezasından başlayıp iznin iptali ve hatta hapse kadar varan değişik cezalar uygulanır.

Denetim

Güvenlik konusunda özel bir mevzuatı bulunan ülkelerde milli düzeyde yetkili makam İçişleri veya Adalet Bakanlıklarıdır. Mahalli ve bölgesel düzeyde para nakli şirketleri ve onların faaliyetlerinin kontrolü genel olarak polis yetkilileri tarafından yapılır.

Bu, yetkililerin, kuraların ihlali halinde otomatik olarak cezaları uygulamaya koymasını gerektirmez. Bazı durumlarda, bunu uygularlar; diğer hallerde, buna karşın bu yetkililer öngörülen müeyyideleri zorlamak yetkileri dahilinde değildir.

Her ne kadar cezanın bir üst mahkemeye/kurula getirme hakkı her zaman net bir şekilde formüle edilmemiş olsa da, bununla beraber, buna başvuru hakkı mevcuttur.

İznin iptali

İzin iptalleri çoğu zaman para nakil şirketlerinin yürürlükteki mevzuata uymadıkları zaman gerçekleşmektedir. Şirketlerin,yönetici kadroları ve ücretlilerin tüm izinlerinin iptali söz konusudur. Almanya?da yürürlükteki düzenlemelerin ihlali genelde sigorta primlerinin artışıyla sonuçlanır.

SONUÇ

Bu çalışmanın sonuçlarına göre temel olarak şu değerlendirmeler yapılabilir:

Para nakli mesleğine girişle ilgili olarak;

  • Para nakli için yeknesak bir yasal tanımın olmadığı,
  • Tek bir hukuku kaynağın olmayışı (şirketler hukuku,ulaşım hukuku,güvenlikle ilgili düzenleme),
  • Muhteva ve süre açısından uygun tek bir eğitim programının olmadığı,
  • Dürüstlükle ilgili pek çok anlayışın bulunduğu,
  • Dürüstlükle ilgili araştırma hakkında değişik görüşler bulunduğu,

Bununla birlikte üye ülkelerin çoğunluğu para nakli ile güvenlik hizmeti icra etme ve şirket kurmak için asgari 18 yaşında olma, üniforma giyme ve kimlik taşımayı kabul etmiştir.

Para nakli faaliyetleri ve bunlarla ilgili modeller açısından Avrupa Birliği bünyesinde çok derin farklılıkların olduğu gözlenmiştir:

  • Ülkelerin çoğunluğu gece turlarına izin verdiği ve çalışma saatleriyle ilgili hiçbir sınırlama olmadığı,
  • Polis makamlarıyla iletişim konusunda resmi kuraların hep eksik olduğu,
  • Araçların teknik nitelikleri ile ilgili resmi kuralların hep eksik olduğu,
  • IBNS kuralları konusundaki bakış açılarında farklılıklar olduğu,
  • Malların nakli ile ilgili tanımların olmadığı,
  • Çoğu zaman, haberleşme cihazı, takip cihazı,araçlar üzerine işlenecek uygun marka ve IBNS ile ilgili zorlayıcı hiçbir düzenleme bulunmadığı,
  • Para nakli şirketlerine verilecek güvenlik desteği derecesiyle ilgili fikirlerde çeşitlilik olduğu,
  • Araçların kamu yolu(tahsisli yol) ve halkın bulunduğu mahallerdeki seyri ile ilgili resmi kuraların hemen hemen mevcut olmadığı,
  • Birçok üye ülkede, para nakli prosedürü konusunda müşteri sorumluluğunu belirleyecek hiçbir özel bir yasal düzenleme bulunmadığı,
  • Polise verilecek bilgi konusunda fikir ayrılıkları bulunduğu,
  • Olaya maruz kalan mağdurların sosyal yaşamları için hiçbir mevzuat ve sosyal sözleşmenin bulunmadığı, inisiyatifin tamamen şirketlerin değerlendirilmesine bırakıldığı,
  • Avrupa Birliği bünyesinde sınıraşan faaliyetlerle ilgili  düzenlemenin eksik olduğu,
  • Sosyal mevzuatın ihlali halinde müeyyidelerin eksik olduğu,

Üye ülkeler hukuki mevzuatları arasında büyük bir farklılık olmasına  rağmen, belirtmek gerekir ki, alandaki gerçekler hukuki gerçeklere çoğu zaman cevap vermemektedir. Sonuç olarak, bir kısım hukuki boşlukların doldurulması için bazı tedbirlerin alınması her zaman mümkün görülmektedir.

 



[i] Belçika?da operatör güvenli bir bölgede bulunduğu zaman araçtan ayrılabilir. Finlandiya, Almanya ve Lüksembourg?da şirketler aracı terk etmek için zaman ve yeri detaylı bir şekilde belirleyen prosedürlere sahiptir. Yunanistan bir ön izin alınması ve sürekli gözetimi öngörmektedir. İrlanda?da ekip toplama noktası dışında araçtan ayrılamaz.

   

Tags: ,

Yorum Yapın