BAŞKA AÇIDAN GÜVENLİKTE RİSK ANALİZİ ve YÖNETİMİ / YÖNETİŞİMİ

19 09 2015 | Ekleyen: | Konu: Güvenlik Müdürleri İçin, Yeni Makaleler

Bilinenin aksine GÜVENLİK / SECURİTY kavramı aslında KURALLAR bütünüdür. Aynı zamanda kurallar güvenliğin öngörüsüdür.

Kuralların varlıkları ? yoklukları / uygulamaları ? uygulanmaları güvenliğin sağlanmasındaki en büyük etkendir.

Kurallara uymanın kendisinden getirdiği bir sistem bulunmaktadır. Bu sistem aslında bir YÖNETİŞİMDİR. ( Güvenlik Yönetişimi )

Kurallar güvenliğin taraflarına / paydaşlarına bir görev ve sorumluluk yüklemektedir. Kurallar güvenlikte fiziki ve elektronik yapının şekillenmesini de sağlar, sürdürülebilir bir EMNİYET / SAFETY için kurallar taşıyıcıdır.

Kurallara gereksinim duyan, hazırlayan, uyulması için kanun koyan, uygulayan, uyulmadığında cezalandıran, uygulayıcıları yetiştiren ve sonunda yine güvenli olmak isteyen insanın kendisidir. Bütün bu sürecin hem tarafı hem de karşı tarafıdır.

Kuralların çalıştırdığı sistem bozulduğunda güvenlik riskleri oluşur, risklerin varlığı sisteme karşı  tehditleri tetikler ve sonuç olarak; önlenemez ise emniyette olma ortadan kalkar.

Güvenlikte riskler statik olarak mutlaka vardır, kuralların bozulması riskleri harekete geçirir, kurallar riskleri fiziki ve elektronik engellerle enterne eder.

Örneğin; kimlik taşımak ve kullanmak bir kuraldır, girişlerde veya yapılan işlemlerde göstermek bir kuraldır, kimliğinizi bir kapıdan geçerken turnikeye elektronik ortamda göstermek bir kuraldır, bu eylemleri yapmadınız, yapmak istemediniz, isteyenlere engel oldunuz o an riskler harekete geçmiştir; basit anlamda önlenebilir / önlenemez tehditler oluşmaya başlamıştır.

GÜVENLİK; pratikte sürekli genişleyen veya daralan bir eylemdir. Yani dinamiktir. Kavradığı alanda durmaz, bir devinim içerisindedir. Dışarıdan ve içeriden sürekli etkilenir, etkileşimi arttıkça olağan veya olağanüstü tepkimeler verir. Aslında GÜVENLİK, EMNİYET in mekaniğidir. Emniyet ise statiktir, olmak zorundadır, güvende olma, kalma halidir.

Güvenlik Yönetişimi nin uygulanabilir eylemleri; koruma ve kollamanın yanı sıra, önlemenin temelini oluşturan ve önceden bilmeyi gerektiren riskler ve tehditlerin ortaya çıkarılması ve analizidir.

RİSKLERİN öngörülebilir alanları, başta insan unsuru olmak üzere fiziki yapı, elektronik yapıdır, bütün bu alanlar birbirinin etkisindedir.

İnsan unsuru risklerin oluşmasında etken ve aynı zamanda edilgen yapı ve tehdit içerisindedir. Kurallar ve dışındaki eylemler ile çevresel döngüyü oluşturur, fiziki ve elektronik yapı bunun şekillenmiş halidir.

Risklerin oluşmasında ve bunun tehdide yönelmesinde başrolü oynayan insan; kendi güvenlik algısını geliştirememiştir. Üret düşman olsun, yap bozulsun çelişkisinde bocalamış, emniyeti sağlamanın yolunu güvenliği ihlal ve ihmal etmek suretiyle ekonomi politiğini icat etmiştir.

İnsanın sosyal, ekonomik, siyasi tercihleri ve eylemleri, kendi özgürlüklerinin sınırlarıdır, bu sınırlar içerisinde kalarak, iletişim ve ilişkilerini sağlarlar, bu olması gerekendir. Eğer sınırları geçerseniz, güvenliğiniz riske girer.

İnsan unsurunun toplu olarak bulunduğu çalışma, ulaşım, eğlence, dinlenme ve ikamet alanlarında;

  • Personel görevlendirme
  • Kara, deniz ve hava ulaşım faaliyetleri
  • Kurum, kuruluş, bina ve tesisleri
  • Geçici ve sürekli ikamet yerleri
  • Üniversite, okul vb. gibi eğitim yerlerinde mevcut fiziki ve elektronik güvenlik yapısının tespiti, öneriler ve önlemlerin sunulması klasik anlamda risk analizidir.

 

  • İş e alımlarda adaylar hakkında yapılan mülakat ve bilgi toplama, değerlendirmeler,
  • Ulaşım sorunlarını çözecek projelerin hazırlanması,
  • Binaların giriş-çıkışları, otoparklar, çevresel faktörlerin tespit edilmesi,
  • Eğitimin sürdürülebilirliği için güvenli okul ikliminin oluşturulması, risk analizlerinde örnekleme çalışmalarıdır.

İnsanın kabul ettiği tehlike oluşturan ve tehdit eden risklerin önlenmesi veya ortadan kaldırılması için yapılan bütün karşı faaliyetler; güvenliği sağlamak için kısıtlama demektir. Kısıtlamalar da bazen risk oluşturur, aslında risk analizleri güvenlik çelişkilerini yok etmek, algıyı oluşturmak ve önlemlerin sürdürülebilirliğini sağlamak için yapılır.

Risklerle orantılı, güvenlik alanlarının iklimine uygun, dengelenmiş bir güç emniyetin sağlanmasında etkin olmaktadır. Güvenlik algısının formata uygun gelişmesi; RİSK+TEHLİKE+TEHDİT üçgenini bozar ve enterne eder, yapılacak değerlendirmeler mutlaka karşılığını bulmalıdır.

Yani Analiz Planlamayı gerektirir? Güvenliğin soyut ve somut alanlarında riskler farklı şekillerde ortaya çıkmaktadır, toplum ve bireyler risklerin önlenemez aşamalarında kendi güvenlik kültürünü oluşturmuştur, bunlar yeni kısıtlamalar, formal olmayan kurallar ve çatışmalar demektir.

Güvenlik Yönetişimi nin dinamiklerini oluşturan algı genelinde;  bilgi, bilinç, sorumluluk ve yerine getirme eylemleri yönetim olgusunun arkasında kalmıştır. Güvenliği oluşturan her aşamanın analiz edilip, değerlendirilmesi emniyeti sağlayacaktır.

İçinde bulunduğumuz yüz yıl da mevcut gelişim ve değişimler kişisel, toplumsal ve çevresel anlamda riskleri daha da artırmış ancak öngörebilir hafıza ve pratiği silmiştir.

Çok basit bir örneklemede; bina ve tesisleri, yangın güvenliği ile ilgili elektronik anlamda akıllı bina olarak inşa ediyorsunuz ama alarm sistemini sürekli kapalı tutuyorsunuz, sebep başka bir risk ve tehlikeyi önlemek için? işte bu çelişkiler güvenliğin en büyük açıklarıdır.

Analizini senteze çevirip, kurgulamadığınız faaliyetler mutlaka riskleri beraberinde taşır, bekleyen riskler, tehlikeleri, tehlikeler, tehditleri oluşturur.  Risklerin analizi, denetlenmesi ve yönetimi / yönetişimi mevcut standartlar çerçevesinde statik araçlar ile yapılmaktadır, risklerin değişkenliği, risklerin ortaya çıkarılması ile orantılı değildir.

Ülkemizde; güvenlikte analiz faaliyetlerinin emrettiği öngörme, önceden bilme ve önleme yeteneği yoktur. Sonrası için bu yetenek kısmen gelişmiştir. Sonuç genel ve özel olarak da hep aynıdır. Suç işlendikten sonra suçluyu bulmak, önlemleri almak veya daha da artırmak başarı olarak değerlendirilip, çok önemsenmiştir. Aslında kuralların uygulanması ile güvenliğin sağlanması çelişki içerisindedir.

Aynı zamanda kuralların uygulanabilir olmayışı, uygulanmayışı veya yanlış uygulanması risklerle berber yaşamayı doğal ve kabul edilebilir yapmıştır. Toplum içerisinde birbirinden farklı güvenlik iklimleri oluşmuş, tehlike ve tehditler bu iklimler içerisinde şiddetini kamufle etmiş, birey ve toplumların birbirinden etkilenme ve bilinçlenme iletişimini kesmiştir. Algıları yanlış yönlendirmiştir.

Örnekleme; şehir içi ulaşımda vale olarak isimlendirilen şahıslar en yoğun trafikte bir el işareti ile bütün araçların durmasını sağlayabiliyor ve herhangi bir tepki almıyor ancak görevi olduğu için trafik kontrolü yapan polise ise yoğun tepki verilebiliyor?. İşte güvenlik iklimine dayalı algı riskleri

Toplumun her kesiminde; hayatın gereklerini yerine getirirken yapılan bütün teorik ve pratiklerin oluşmasında, aslında bir öngörü mekanizması olan RİSK ANALİZİ sadece güvenlikte değil bütün alanlarda mutlak olarak görülmelidir.

Risklerin ortaya çıkarılması ve kurgulanması aslında GÜVENLİK YÖNETİMİ / YÖNETİŞİMİ nin en temel yapısıdır, geri kalan organik bu temelden yükselir, yönetişim olması gereken faaliyetlerin paydaşları vardır. Emniyeti sağlanan, emniyeti sağlayan bu ikilinin entegrasyonu olumlu anlamda güvenliğin pozitif sürecidir. Bu süreci yönetmek yine kurallara uymanın ve hukukun bir gereğidir.

 

Özer Özben

CSG Genel Müdür Yrd.

BAU-MYO Öğretim Görevlisi

 

   

Bir Yorum to “BAŞKA AÇIDAN GÜVENLİKTE RİSK ANALİZİ ve YÖNETİMİ / YÖNETİŞİMİ”

  1. Ayhan ARSLAN says:

    Güvenlik yönetimindeki en olası risklerden biri de yönetimin kendi içinde yaşadığı çelişkidir.Güvenlik yöneticilerinin bir yandan personelinden maksimum koruma ve önleme faaliyetlerini beklerken bir yandan da bu beklentiyi akamete uğratacak talimatlar vermesi,alınması gereken tedbirleri aldıracak gereken iradeyi göstermemesi,maliyet masraflarından kaçınma kaygısı tam anlamı ile bir çelişkidir ve asıl riskin ana sebeplerinden birisidir.

Yorum Yapın